bakır sülfat

by ali perkins ali perkins Yorum yapılmamış

Bakır Sülfat nedir? Nerelerde kullanılır?

Görünümü : Mavi Kokusuz

Kimyasal Adı : Copper Sulphate / Blue vitriol; Copper (II) Sulfate Pentahydrate

Kimyasal Formülü : CuSO4

Ambalaj Şekli : 25 Kg. Lık Torbalarda

Tanımı ve Kullanım Alanları : 

Bakır (II) sülfat pentahidrat eritmeden önce parçalanır . 63 ° C’de (145 ° F) ısıtma üzerine iki su molekülünü kaybeder, bunu iki tane daha 109 ° C’de (228 ° F) ve son su molekülünü 200 ° C’de (392 ° F) takip eder. [14] [15] Tetraakuopperin (2+) parçalanmasıyla dehidratasyon devam eder, iki karşıt aqua grubu bir diyakoper (2+) parçası vermek üzere kaybolur. İkinci dehidrasyon aşaması, son iki aku grubu kaybolduğunda gerçekleşir. Tamamı dehidrasyon, bağlanmamış su molekülü kaybolduğunda gerçekleşir. 650 ° C (1,202 ° F), bakır (II) sülfat haline parçalanır bakır (II) oksit (CuO) ve kükürt trioksit (SO 3 ).

Bakır sülfat, göztaşı olarak da bilinen mavi ve kokusuz bir maddedir. Bakır sülfat, bakır metali sıcak konsantre sülfürik asit veya seyreltik sülfürik asit ile oksitleriyle muamele etmek suretiyle endüstriyel olarak üretilir . Laboratuvar kullanımı için genellikle bakır sülfat satın alınır. Bakır sülfat aynı zamanda havada yavaşça düşük dereceli bakır cevheri sızıntısı ile üretilebilir; Süreci hızlandırmak için bakteriler kullanılabilir.

Ticari bakır sülfat genellikle yaklaşık% 98 saf bakır sülfattır ve az miktarda su içerebilir. Susuz Bakır sülfat, kütlenin yüzde 39.81 bakır ve yüzde 60.19 sülfattır ve mavi, sulu formunda, kütlece% 25.47 bakır,% 38.47 sülfat (% 12.82 kükürt) ve% 36.06 sudur. Büyük kristaller (10-40 mm), küçük kristaller (2-10 mm), kar kristalleri (2 mm’den az) ve rüzgâr temizleyici toz (0,15 mm’den az) kullanımına göre dört çeşit kristal boyutu sağlanmıştır.

Kullanım Alanları

  • Baskıda böcek ısırıkları kağıdını korumak için kitap bağlayıcı macunlar ve tutkallar için bir katkı maddesi,
  • Binada suya dirençli ve dezenfekte özellikli beton katkı maddesi olarak
  • Sanat eserlerinde, özellikle de gözlük ve çömleklerde bir renklendirme bileşeni olarak
  • Bakır sülfat havai fişek üretiminde mavi renkli bir madde olarak kullanılır.
  • Dekorasyonda, bakır sülfat çimentoya, metallere ve seramiğe renk katar.
  • Toprak ve hayvanlardaki bakır eksikliklerini düzeltir ve çiftlik hayvanlarının büyümesini teşvik eder.
  • Dekorasyonda, bakır sülfat çimentoya, metallere ve seramiğe renk katar. Bazı piller, elektrotlar ve tel bakır sülfat içerir. Baskı mürekkebi ve saç boyasında kullanılır ve havai fişeklerde yeşil bir renk oluşturur.

DMRSÜREN Kimya Ltd Şti

0216 4421200-0216 4426626

0552 3307100-0552 3308100

www.kimyadeposu.com

Türkiyenin Kimya Deposu // Kimyadeposu.com

by ozkancol ozkancol Yorum yapılmamış

Hayvanlarda Yetersiz Beslenme ve İz Element Eksiklikleri

Mineral maddelerin eksiklikleri metabolizma ve doku yapısı üzerinde belirgin etkilere sebep olmaktadır.
İz elementler mikro mineraller olarak bilinirler ve vücutta kan yapımına, hormonların yapısına, vitamin
sentezine, enzimlerin oluşumuna katılırlar, immun sistemin bütünlüğünde ve reprodüktif sistemin
düzenlenmesinde görevlidirler.

EN UYGUN FİYATLARLA DMRSÜREN KİMYA DA..

İz elementlere bağlı olarak fonksiyonel hale geçen enzimler tüm
organizmada bulunurlar, iz element eksiklikleri ve dengesizliklerinin reprodüktif bozukluklara ve
immun yanıtın oluşmasında yetersizliklere yol açtığı bildirilmiştir. Dişi hayvanlarda özellikle
postpartum dönemde endometriumun yenilenme süreci ve süt verimi için gerekli olan iz element
desteğinin mutlaka uygun şekilde yapılması gerekmektedir. Minerallerin fazla miktarlarından
kaçınılmalıdır; fazla verilen minerallerin de az verildiği şekilde olduğu gibi sorunlar yarattığı
unutulmamalıdır. Üreticiler bunun aksine fazla miktarların daha yararlı olacağını düşünmektedirler ve
sorun yarattığını çoğunlukla bilmemektedirler.

EN UYGUN FİYATLARLA DMRSÜREN KİMYA DA..
İz element eksiklikleri genellikle toprak yapısı ve yetiştirmenin yapıldığı bölgenin coğrafyasına bağlıdır.
Hayvanların tükettiği herhangi bir bitkideki belli bir mineralin miktarı o bitkinin yetiştiği toprağa,
topraktaki yoğunluğuna, bitkinin tipi ve gelişme dönemindeki çevresel faktörlere bağımlılık
göstermektedir. Diğer yandan hayvanların tek yönlü beslenmesi de mineral madde noksanlıklarına sebep
olabilir. Selenyum, kobalt, manganez, bakır ve iyot yetersizlikleri ülkemizin çeşitli bölgelerinde
önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

EN UYGUN FİYATLARLA DMRSÜREN KİMYA DA..
İz elementler tek başlarına oldukları kadar birbirleriyle etkileşimlerine bağlı olarak da reprodüksiyon
üzerine etkilidirler. Bu etkilerini birbirlerini ve absorbsiyon mekanizmasını etkileyerek gösterirler. Bu
yüzden rasyonlara katılırlarken belli oranlarda bulunmaları gerekir.
Rasyonlardaki iz elementler genellikle inorganik tuz formu, sülfat formu, oksit formu ve klorit formu
olarak kullanılırlar. Organik formların yemden yararlanmayı, büyümeyi, reprodüksiyonu ve immun
yanıtı arttırdığı rapor edilmektedir. Bu etkileri, biyolojik yararlanımlarının inorganik formlarına göre
daha fazla olmalarından kaynaklanmaktadır. Bakır, çinko, manganez, demir, selenyum ve magnezyum
ilavesinin uterus enfeksiyonlarını, embriyonik ölümleri ve endometrial yaralanmaları azalttığı;
postpartum involusyonu ve gebe kornudaki tonusu arttırdığı saptanmıştır.

EN UYGUN FİYATLARLA DMRSÜREN KİMYA DA..

HASTALIĞIN ADI:
SELENYUM-VİTAMİN E eksikliği
Selenyum eksikliği, vitamin-E ile eksikliği ile beraber görülür. Oğlaklarda, buzağılarda ve kuzularda
muskuler distrofi`ye neden olan ve reprodüktif açıdan önemli bir iz elementtir. Bu iz element eksikliği
genelde rasyonlardaki miktarlarının azlığına bağlı olarak şekillenir; bunda en önemli faktör
yetiştiriciliğin yapıldığı coğrafyanın toprak yapısıdır.

EN UYGUN FİYATLARLA DMRSÜREN KİMYA DA..
-BELİRTİLERİ:
E vitamini ve selenyum (Se) noksanlığı olup, bunların antioksidan etkilerindeki yetersizliğe bağlı
olarak ortaya çıkan serbest radikaller etiyolojide rol oynarlar. Beyaz kas hastalığı, dünyanın farklı
yerlerinde ekonomik kayıplara neden olan, kalp ve iskelet kaslarında hyalin dejenerasyonu ile
karakterize nutrisyonel bir hastalıktır. Kuzu, oğlak ve buzağılarda kilo kaybı, verim düşüklüğü
ve ölümlere neden olabilmektedir. Reprodüktif açıdan ele aldığımızda selenyum fötal ve embriyonik
gelişimde, süt veriminde, metritis ve ovaryum kistlerinin oluşumunda önemlidir.
-ÖNLEME:
E vitamini yağda çözünen önemli vitaminlerdendir. Biyolojik membranları stabilize eder ve serbest
radikallere bağlı şekillenen lipid peroksidasyonuna karşı vücudu korur. Yeşil taze otlaklar E vitamini için
en iyi kaynaktır, özellikle gebe hayvanlara yeşil ot ve hububat taneleri ile oluşturulmuş rasyonlardan
verilmelidir. Selenyum da hayvanlara uygun dozlarda mutlaka uygulanmalıdır. Ayrıca kuzulara
doymamış yağ asitlerini fazla miktarda içeren bozuk yemlerin verilmesinden kaçınılmalıdır.
-TANI:
Problem bölgeye has olup ani ya da yavaş seyirli bulgular görülebilir. Ani etkilerin olduğu
olgularda hayvanlar semptom göstermeden ölebilirler. Bazı buzağılarda ani başlayan körlük,
şiddetli solunum güçlüğü ve yan yatma görülebilir. Hayvanlar yardımla bile göğüs üzerine
doğrulamaz. Bulguların başlaması ile birlikte 6-12 saat içerisinde ölüm görülebilir. Yavaş
seyirli vakalarda hastalar göğüs kafesi üzerinde yatar vaziyettedirler. Ayağa kalkmak ister ama
düşerler. Kalkabilenlerde kas titremeleri ve zayıflık göze çarpar. Beden ısısı normaldir. Klinik
bulguların yanısıra, serum selenyum ve vitamin E miktar analizleri ile serum biyokimyası
parametrelerinden AST, CPK, LDH enzim aktivitelerine bakılarak hastalığın tanısı konur.
-TEDAVİ:
Selenyum ve Vitamin E kombinasyonları içeren oral ya da per oral preparatlar uygulamak sureti
ile hastalığın seyri olumlu şekilde düzeltilir. Rasyonda eksiklik yönünden takviye
sağlayabilecek iz element ve vitamin premikslerinden faydalanılır.

EN UYGUN FİYATLARLA DMRSÜREN KİMYA DA..
-HASTALIĞIN ADI:
ÇİNKO-VİTAMİN A eksikliği
Çinko hücre bölünmesi aşamalarında genetik yapı içerisinde yer alarak gebeliğin anne tarafından
tanınmasında ve devamlılığında önemli rol alır.
A vitamini geviş getiren hayvanlarda esansiyel, yağda çözünen bir vitamindir. Hücre
replikasyonunda ve epitelyal bütünlük için gerekli bir vitamindir. Hücreler arasında sıkı bağlantılarda
önemli bir rol oynar. Vücutta bir antioksidan olarak görev yapar. Vitamin A metabolizmasına katılan
birçok enzim, çinkoya bağlı olarak düzenlenmektedir. Bu yüzden çinko eksikliği görülen hayvanlarda
dolaylı yoldan vitamin A eksikliğine bağlı olarak gelişmede gerilik görülür ve epitel korunma
mekanizması etkilenir.
-BELİRTİLERİ:
Vitamin A eksikliğinde yem tüketimindeki azalmaya bağlı olarak gelişen enerji dengesizliği fertilite
üzerinde negatif bir etki yaratır. Aynı zamanda selüler immunolojik mekanizmayı zayıflatarak
enfeksiyonlara karşı duyarlılığı arttırır. Çinko hayvanlarda normal büyüme ve sağlık açısından çok
önemli bir element olduğu için, noksanlığında çeşitli yavru anomalilerine (malformasyonlara) ve
çiftleşme fonksiyonlarında azalmalara yol açabilmektedir.
Çinkonun döllenmede olduğu kadar embriyonun rahime tutunmasında, embriyonik gelişimde ve gebelik
sürecinde çok önemli rolü olması sebebiyle, eksikliğinde embriyoda ölüm ve kalıtsal bozukluklar ortaya
çıkabilir. Ayrıca rahim kaslarındaki eksikliği östrojen yoğunluğunu etkileyerek doğumun gecikmesine
neden olabilmektedir. Görme bozuklukları, kilo kaybı, sinirsel ve dermatolojik sorunlar da görülebilecek
diğer bulgular arasındadır.

EN UYGUN FİYATLARLA DMRSÜREN KİMYA DA..
-ÖNLEME:
Çinko eksikliğinin görüldüğü bölgelerde hayvanların rasyonlarına mutlaka uygun oranlarda
çinko ve vitamin A ilavesi önemlidir. Sıfat dönemlerinden önce ağızdan ya da enjeksiyon tarzda
uygulamalar önerilir.
-TANI:
Herhangi bir enfeksiyon nedeni olmaksızın inatçılık gösteren başarısız gebelik ve doğum
süreçlerinin yanısıra, deri (kepeklenme, kıvrımlaşma, kalınlaşma vb.) ve tırnak problemlerinin
artması, kör yavru doğumları, koyunlarda testislerde şişme gibi bulgular söz konusu eksiklikleri
düşündürmelidir.
Klinik bulguların yanısıra, serum çinko ve vitamin A miktar analizleri ile Serum biyokimyası
parametrelerinden ALP enzim aktivitelerine bakılarak hastalığın tanısı konur.
-TEDAVİ:
Çinko ve Vitamin A desteği içeren oral ya da per oral preparasyonlardan uygulamak sureti ile
hastalığın seyri olumlu şekilde düzeltilir. Rasyonda eksiklik yönünden takviye sağlayabilecek
iz element ve vitamin premikslerinden faydalanılır.
-HASTALIĞIN ADI:
KOBALT-B12 VİTAMİNİ eksikliği
Kobalt kaynakları olduğu sürece rumendeki mikroorganizmaların B12 vitaminini sentezleyebilmeleri
nedeniyle gevişgetiren hayvanlar diğer hayvan türlerinden farklıdırlar. Ruminantlarda kobalt sınırlı oranda
depo edilebildiğinden, B12 vitamin eksikliği oluşmaması için hayvanların kobalt ihtiyacının sürekli olarak
karşılanması gereklidir. Diğer bir değişle hayvanlarda B12 vitamininin eksikliği, yetersiz kobalt alımına
bağlı olarak şekillenmektedir. Kobalt çayır ve topraktan alınır. Eksikliklerinde protein mekanizmasının
aksaması, sinir sistemi etkilenmeleri ve üreme problemleri baş gösterebilmektedir.
-BELİRTİLERİ:
Eksikliklerinde kan tablosunda anormallikler (anemi), deri ve kıllarda kabalaşma, dermatit,
koordinasyon bozuklukları, yavru atma, zayıf yavrulama, pika, iştahsızlık, kronik gelişme
gerilikleri gibi belirtiler görüldüğünde hastalıktan şüphelenilmelidir.
-ÖNLEME:
Topraktaki kobalt eksikliği yetişen bitkilerin de bu element yönünden eksikliğine yol
açmaktadır. Özellikle rasyona kobalt ilavesi B12 eksikliğine bağlı ortaya çıkabilecek sorunların
önlenmesinde önem arz eder.
-TANI:
Sebebi tanımlanamayan iştahsızlık, kilo kaybı, kaşeksi, mukozalarda solgunlukla karakterize
anemi, koyunlarda yün kalitesinin düşmesi, hastalığın son devrelerinde infertilite ve yoğun göz
yaşı akıntısı, ataksi gibi klinik bulguların yanısıra serum kobalt ve vitamin B12 miktar analizleri
ile hastalığın tanısı konur.
-TEDAVİ:
Rasyona düzenli olarak kobalt ilavesi ve hastalığın ani bulguları ortaya çıktığında Vitamin B12
desteği içeren oral ya da per oral preparatlardan faydalanmak sureti ile hastalığın seyri olumlu
şekilde düzeltilir. Rasyonda eksiklik yönünden takviye sağlayabilecek iz element ve vitamin
premikslerinden faydalanılır.
-HASTALIĞIN ADI:
BAKIR eksikliği
Bakır vücutta konnektif dokuların, kan ve enzim sistemlerinin bir elemanı olarak görev yapar. Bakır
dışarıdan alınmak zorundadır ve eksikliği bakırca fakir olan arazilerde yetiştirilen yemlere bağlıdır. Bu
element beyin, böbrek, kalp, kıl ve yapağıda yüksek konsantrasyonlarda bulunur. Bakır %90 oranında
seruloplazmine bağlı olarak kanda bulunurken %10 eritrositlerde bulunur. Demirle yakın ilişkisi olup
demirin hemoglobine dönüşmesinde, akyuvarların oluşmasında ve aktivitelerinde görevlidir.
-BELİRTİLERİ:
Bakır eksikliği kıl ve yapağı yapısında bozukluk, büyüme geriliği, anemi, diyare, eklem bozuklukları ve
fertilite bozukluklarına yol açar. Bu fertilite bozuklukları gebe kalma oranındaki düşmeler, erken
embriyonik ölümler ve retensiyo sekundinarum olgularıdır. Özellikle de embriyo gelişimi sırasında
santral sinir sisteminin gelişimi üzerine etkisi bulunmaktadır. Bilindiği üzere bakır yetersizliği görülen
bölgelerde doğan yavrularda neonatal ataksi olgularına rastlanılmaktadır. Genellikle hastalıkların ortaya
çıkışı ilkbahar ve yaz aylarına denk gelmektedir.
-ÖNLEME:
Bakır yetersizliği meradaki bakır noksanlığının yanı sıra arazideki kadmiyum, molibden, çinko, demir,
kurşun ve sülfür varlığına bağlı olarak rumende oluşan tiomolibdatların bakırdan yararlanmayı
azaltmasıyla da şekillenebilmektedir. Uzun vadede sorunun tekrarından kaçınmak için hayvanların yem
karışımına yeterli oranda bakır ilavesinin sağlanması önemlidir.
-TANI:
Hayvanların arka ayak kontrolünü kaybederek yere düşmeleri ve köpek oturuşuna benzer
oturmaları (ataksi) tanı için önemli bulgulardır. Bunların yanı sıra yürüme problemleri,
eklemlerde büyümeler, fleksor tendonlarda çekmeler nedeni ile tırnak uçlarına basarak yürüme
ve kuzularda kısmi felç tabloları hastalığın önemli klinik bulgularıdır. Kesin tanı serum bakır
değerlerinin belirlenmesi ile konulur.
-TEDAVİ:
Hastalığın erken bulgularının görüldüğü dönemde ticari preparatların kullanımı ile sorunun önüne
geçilebilir; ancak hastalık gözden kaçar ve ilerler ise özellikle sinir sistemi ve dolaşım sisteminde geri
dönüşümsüz hasarlara yol açabilir. Bakır eksikliği ve buna bağlı hastalıkların çıktığı bölgelerde acil
müdahale edilmesi gereken durumlarda ağızdan veya peroral verilebilen bakır içerikli ticari
preparatların kullanımı önerilir. Hastalığın büyük verim kayıplarına yol açtığı yerlerde bakırlı yalama
taşlarının sürekli bulundurulması, mera topraklarına bakır serpilmesi, gebelik sürecinin özellikle ikinci
yarısında bakır desteğinin sağlanması önemlidir.
-HASTALIĞIN ADI:
MANGANEZ eksikliği
Manganez birçok enzim sisteminin aktivasyonunda görevlidir. Kolesterin sentezi açısından önemlidir.
Böylelikle steroid hormonların salınma mekanizmasına katılırlar. Kolesterin sentezine katılarak
progesteron yapımını destekler ve bu yüzden gelişmiş korpus luteumda Mn düzeyi en üste çıkmaktadır.
Uterusun östrojen için hazırlanarak duyarlılaştırılmasında rol oynar. Manganez anadan yavruya plasenta
aracılığıyla iletilir ve kemik formasyonunda önemli olan kondroitin sülfat ve kemik matriksini oluşturan
mukopolisakkaritlerin yapısına katılarak organogenezis sırasında kemik formasyonunda rol alır.
-BELİRTİLERİ:
Eksikliğinde siklus düzensizlikleri, sakin östrus, ovaryum kistlerinde artışlar ve embriyo tutunma
oranlarında düşüşe neden olmaktadır. Bunun yanında yüksek abort oranlarının görülmesine de neden
olabilir. Kemiklerin gelişiminde de etkili olduğu için eksikliğinde yavrularda kemik deformasyonları
görülmektedir.
-ÖNLEME:
Manganez eksikliği pancar posasının ve mısır silajının fazla verilmesi sonucunda da ortaya çıkar.
Manganezin bitkilerden rezorpsiyonu toprağın pH değerleriyle doğrudan ilişkilidir. Toprağın pH
değerlerinin yüksek olduğu durumlarda Mn değerlerinde azalmalar oluşmaktadır. Hastalığın
görülmemesi için bahsedilen yemleme programlarının uygulandığı durumlarda mangan takviyelerinin
de göz ardı edilmemesine özen gösterilmelidir.
-TANI:
Mangan noksanlığının özellikle sığırlarda en önde gelen bulgusu infertilite ve aborttur. Bunların yanı
sıra doğum anomalileri, buzağı ve kuzularda gelişme gerilikleri, sırtta kamburluk, deride kuruma,
eklemlerde bükülme, kemiklerde kısalık, dişilerde nedeni belirlenemeyen kısırlık ve döl tutmama gibi
bulgular mangan eksikliğini düşündürmelidir. Kesin tanı serum mangan değerlerinin belirlenmesi ile
konulur.
-TEDAVİ:
Bakır eksikliği ve buna bağlı hastalıkların çıktığı bölgelerde acil müdahale edilmesi gereken durumlarda
ağızdan veya peroral verilebilen mangan içerikli ticari preparatların kullanımı önerilir. Mangan
desteklemesinde hayvanlara gereğinden fazla mangan verilmesi kobalt ve çinko emilimini olumsuz
yönde etkilediğinden farklı element eksikliklerine yol açmamak adına verilen doza dikkat etmek
gereklidir

DMRSÜREN Kimya Ltd Şti

0216 4421200-0216 4426626

0552 3307100-0552 3308100

www.kimyadeposu.com

Türkiyenin Kimya Deposu // Kimyadeposu.com

by ozkancol ozkancol Yorum yapılmamış

Bakır Sülfat Nedir? Nerelerde Kullanılır?

Bakır sülfat: Bakır sülfatın diğer adı küprik sülfat olarak bilinir. Kimyasal formülü cuso4 ifade edilen bir bileşiktir. Tuzun hidrasyon derecelerine bağlı olmasına göre bir dizi bileşikleri mevcuttur. Susuz şekilde açık yeşil ya da griye benzeyen bir toz olmasına rağmen en çok bilinen Pentahidrat formu parlak mavi renktir. Çok az miktardaki Pentahidrat çevreye oldukça fazla zarar verebilir. Cildi ve gözleri tahriş edebilir. Yutulduğunda ise boğaz tahrişine yol açar. Bakır sülfat oktahedral moleküler, geometri ve paramanyetik özelliğe sahiptir. Ekzotermik olarak suda çözümlenmeleri (cu(h2o)6) kompleksini oluşturur. Bakır sülfat kimyasal anlamda göz taşı ya da mavi vitri yol olarak da bilinir.

Doğada nasıl bulunur?

Bakır sülfat, kimyasal olarak bakır oksit sulandırılmış sülfirik asit yada bakır metalinin derişik sülfürik asit ve sıcaklık ile muamele edilmesi sonucunda oluşur. Derişik sülfürik asidin yükseltgen etkisinden uzaklaşmak ve verimliliğini arttırmak için tepkime koşullarında değişikliğe gidilerek sulandırılmış sıcak sülfirikasiti ve yükseltgen olarak da bol miktarda hava ile reaksiyona geçirmesi ile üretim gerçekleşir. Bakır sülfatın susuz formu Kalkosiyanit olarak bilinir ve doğada nadir olarak bulunmaktadır. Hidratlı bakır sülfat olarak da heptahidrat olarak bilinir.

Kimyasal tepkimeleri nasıl oluşur?

Bakır sülfat pentahidrat erimeden önce 180 derecede bozulur, 63 derecede bulunan bu iki su formülünü, daha sonra 109 derecede iki formülü ve son olarak da bu iki su formülünü 200 derecede kaybeder. Bakır sülfat 650 derecede kükürtdioksit ve bakır oksit halinde bozulur. Bakır sülfat farklı derişik hidroksit asit ile tepkimeye girer. Tepkime sonucunda çözeltisinin mavi rengi tetrachloroethylene oluşmasından dolayı yeşil rengini alır.

 

Bakır sülfat nasıl yapılır?

Geri dönüşüm için biriktirilen bakır klima boruları, telefon kabloları gibi saf bakır odasından başlayarak bakır sülfat üretilebilir. 1 kilo ağırlığındaki bakır sülfat yapmak için 250 gram elektronik saflığından bakır sülfirik asit eritilir. Mavi renkli bir çözelti oluşur. Çözeltideki bakırın yüzde 33’ere çıkması için normal hava şartları yeterli değildir. Sülfirik asit ve içinde bulunan metalik bakır malzeme ısıtılarak bakırın sülfirik asit de daha etkili bir şekilde erimesini sağlar. Erime sırasında bol miktarda oksijen verilerek kazanının içindeki metalik bakırın yüzeyinin oksitlenmesi ve oksitlenen yüzeyin sülfirik asit çözeltisi daha hızlı erimesine sağlayacaktır. Sülfirik asit daha etkili bir şekilde bakır eridebilir. Bunun yapılmasının amacı bakırın sülfirik asit çözeltisinde erimesini sağlamaktır. Bu işlemi yaparken oldukça uzun bir süre gereklidir. Süreyi kısaltmak için nitrik asit katılabilir.

EN UYGUN FİYATLARLA DMRSÜREN KİMYA DA..

Bakır sülfat nerelerde kullanılır?

Bakır sülfat fungisit, herbisit, pestisit olarak kullanılabilir. Funguslar yüksek düzeydeki iyonlarını rahatlıkla uyum sağlayabilir. Kireç ile buluştuğunda bordo bulamac; sodyum karbonat ile karıştığında ise burgonya bulamacı olarak isimlendiren ve genellikle bağlardaki ve meyve bahçelerindeki mantar hastalıkları ile mücadele amacıyla zirai ilaçların kullanılmasında etkin maddedir. Bahçe bitkileri yetiştiriciliğindeki fidelerde mantar hastalığını çökerten bakır sülfat ile amonyum karbonat karışımı olan cheshunt bileşiminin hazırlanması ayrı bir birleşim alanına girer. Su borularının işgalci sucul bitkilerin köklerine karşı herbisit olarak bakır sülfat kullanılır. Yosun giderici şeklinde yüzme havuzlarında temizleyici olarak kullanılır.

EN UYGUN FİYATLARLA DMRSÜREN KİMYA DA..

Genellikle bakırların çok düşük konstrasyonları ile alg türü kontrol edebilir. Seyreltik şeklindeki sülfat çözeltisi akvaryumda yaşayan balıklar parazit enfeksiyonları tedavisinde kullanılır. Ayrıca akvaryumlarda bulunan salyangozları öldürmek için de bakır sülfat çözeltisi kullanılabilir. Bakır sülfat, balıklar için oldukça zehir içeriği bulunduğu için dozajına dikkat etmek gerekir. Esherichia coli gibi bakterilerin büyümesini engelleme de oldukça etkilidir.

DMRSÜREN Kimya Ltd Şti

0216 4421200-0216 4426626

0552 3307100-0552 3308100

www.kimyadeposu.com

Türkiyenin Kimya Deposu // Kimyadeposu.com

by ozkancol ozkancol Yorum yapılmamış

Cevizde Bordo Bulamacı Kullanımı

Bordo bulamacı; göztaşı (bakır sülfat) ve kirecin belli oranlarda su ile karıştırılarak hazırlanan ve uzun yıllardır meyve ağaçlarının çeşitli hastalıklardan korunması amacıyla  kullanılan etkili bir tarım ilacıdır.
Ceviz yetiştiriciliğinde özellikle mantari ve bakteriyel infeksiyonların oluşturduğu yaprak lekelerine, antraknoz, bakteriyel yanıklık ve kanserlere karşı mücadelede olumlu sonuçlar alınmaktadır. Bordo bulamacı, birçok hastalığa karşı sigorta ilaçlaması olarak yapılır.
Ceviz’de Bordo Bulamacı Ne Zaman Kullanılır; Sonbahar’da ceviz ağaçlarının %75’i yapraklarını döktükten sonra %3 lük olarak hazırlanmış bordo bulamacı ağaçlara püskürtülmek suretiyle uygulanır.
İlkbaharda ise gözler uyanmadan yani bir çok bölgemize göre Şubat veya Mart (iç Anadolu’nun yüksek kesimleri) ayı içerisinde hazırladığımız %1’lik bordo bulamacını ağaçlara püskürterek uygularız.
Bordo Bulamacının Hazırlanması (%1’lik);

1. Aşama;  100 Lt’ lik boş kabınıza 1 Kg sönmüş veya 0,5 KG (yarım kilo) sönmemiş kireç koyunuz. Üzerine yavaş yavaş  su koyarak kirecin erimesini sağlayın ve  kabınızın yarısına kadar yani 50 lt’lik
bölüme kadar kireçli su oluşturunuz.

2.Aşama; Başka bir 50 LT lik
kabınıza1 Kg göztaşı koyunuz. Üzerine yavaş yavaş  su koyarak göztaşının iyice erimesini sağlayınız. 50 LT’lik kabın tamamını doldurun.

3.Aşama; 100 LT lik kabınızda bulunan 50 Lt lik kireçli suyunuza, 50 LT’lik kabınızda bulunan Göztaşı eriyini yavaş yavaş dökünüz. Böylelikle 100 LT’lik Bordo bulamacı elde etmiş olursunuz.


4.Aşama; 100 LT lik kabınızda, 50 Lt kireçli su ile 50 Lt lik Göztaşı eriyinin karışımından oluşan 100LT’lik Bordo bulamacı elde edilmiş olacaktır.

Bordo Bulamacını uygulamadan önce mutlaka kontrol etmeliyiz;

Usulüne göre hazırlanmış  bordo bulamacının mavi renkte, nötr veya alkali olması arzu edilir. Tek başına göztaşı eriyiği yakıcıdır. Konulan kirecin yeterli gelip gelmediğini kontrol etmek için 3-5 cm boyunda, passız,  parlak bir çivi hazırlanan bordo bulamacına batırılarak 4-5 dakika bekletilir ve sonra çıkarılır. Çivi üzerinde esmer, kırmızı bir leke meydana geldiyse biraz daha kireçli su ilavesi gereklidir. Şayet çivi olduğu gibi lekesiz çıkar ise ilaç iyi hazırlanmış ve kullanıma hazır demektir.

Diğer Oranlarda Bordo Bulamacı Hazırlanışı;

 

%2 ve %3’lük 100 litre bordo bulamacı hazırlamak için gerekli madde ve malzemeler aşağıda verildiği şekildedir.

%  2’lik Bordo Bulamacı İçin       2,000 G. Göztaşı ve 1,000 G. Sönmemiş Kireç

%  3’lük Bordo Bulamacı İçin      3,000 G. Göztaşı ve 1,500 G. Sönmemiş Kireç

 

Ancak sönmemiş kireç yerine sönmüş kireç kullanılmak istenirse yukarıda verilen kireç miktarı iki katına çıkartılmalıdır.

Dikkat Edilecek Hususlar;
Kireç hiç bir zaman Göztaşı üzerine dökülmez. Dökülür ise ilacın yapısı bozulur.

Bordo bulamacı taze olarak hemen kullanılmalıdır. Eğer bekletilecekse 100 litreye 200 gr şeker yada 200 gr pekmez, bu da bulunamazsa yağı alınmış 1 lt süt katılır. Böylece 10-15 gün kadar bozulmadan saklanabilir.

* Bordo bulamacı hazırlanırken demir ve saç gibi metal kaplar kullanılmamalıdır.

Bordo bulamacı hiçbir ilaçla karıştırılıp atılmaz.

İlaçlama tankına sönmüş kireç eriyiği ve göztaşı eriyiği boşaltılırken süzgeçten geçirilmesi gerekir. Sönmemiş kireç kullanılıyor ise eritildikten sonra mutlaka süzülmelidir. Eğer eriyik içerisinde erimeyen taş, toprak, vb. kalmışsa kalan miktar kadar kireç tartılıp tekrar eritilmelidir. Ayrıca süzgeç kullanılmaz ise bazı artık parçacıklar ilaçlama aletinin memesinin de tıkanmasına neden olmaktadır.

Ağacın üst dallarından başlayarak alta doğru, aşırıya kaçmadan, boş ve kuru dal kalmadan yıkama şeklinde tüm gövde ilaçlaması yapılmalıdır. 
Bordo bulamacı atıldıktan sonra ilaçlama aleti temizlenmelidir.

* Yağmurlu, donlu ve rüzgârlı günlerde ilaçlama yapılmamalıdır. İlaçlama yapıldıktan sonra 10 saate kadar yağmur yağarsa ilaçlama tekrarlanmalıdır.

Etmeni bakteri ve fungus olan hastalıklarda etmen ağaç gövdesine kolaylıkla girebilecektir. Bu nedenle daha çok yara yerleri, çiçek gözleri ve yaprak gözleri ilaçlanarak hastalığın ağaca girişi engellenir. Bazı hastalıkların bulaştıktan sonra tedavisi değildir.

Top