Uncategorized @tr

by ozkancol ozkancol Yorum yapılmamış

Sodyum Klorat (99%) Nedir?Nerelerde Kullanılır?

CAS Numarası: 7775-09-9
Kimyasal Formülü: NaClO3
Molekül ağırlığı: 106,5 g/ mol
Görünümü: Beyaz katı
Kokusu: Kokusuz
Spesifik gravite (g/cm3): 2,5

Sodyum klorat, NaClO3 formülü ile tanınan bir kimyasal bileşiktir. Global olarak yaygın kullanılan bileşiklerden biridir. Kristal şeklinde ve %25den %50 ye kadar da sıvı şeklinde bulunabilir. Saf bir ortamda beyaz kristal gibi gözükür ve suda çözünebilir.

SODYUM KLORAT KULLANIM ALANLARI

Genellikle yabani otların öldürülmesinde seçici olmayan bir bitki öldürücü olarak kullanılır.
Tüm yeşil bitkilere kullanıldığında fitotoksik olduğu düşünülür.
Mısır, biber, aspur, keten, soya fasülyesi, kuru fasülye, sorfum, pirinç, güney fasülyesi ve ayçiçeği için hem kurutucu hem yaprak dökücü olarak kullanılır.

  • Ayrıca tarım alanında da kullanılır.
  • Uranyum öğütmede oksitleyici olarak kullanılır.
  • Genellikle roket tahriki için kullanılan amonyum perklorat üretiminde kullanılır.
  • Patlayıcılar için potasyum klorat, bitki öldürücüler için kalsiyum klorat ve havai fişekler için baryum klorat üretiminde bir ara ürün olarak kullanılır.
  • Kağıt hamur prosesinde yaygın olarak kullanılır.
  • Cevherlerinden uranyum ve vanadyum çıkarmak için madencilikte ve çeliğin yanısıra benzin üretiminde de kullanılır.
  • Deri tabaklama, tekstil ürünlerinin beyazlatılması ve boyaların üretimi vs. gibi alanlar da kullanım alanları içine girmektedir.
  • Dezenfektan olarak gıda sanayiinde de kullanılmaktadır.
  • Etkili su arıtma amacıyla evsel su arıtma sistemlerinde de kullanılmaktadır.
by ozkancol ozkancol Yorum yapılmamış

Sodyum Klorit nedir? Nerelerde Kullanılır?

CAS Numarası: 7758-19-2
Sodyum Klorit (%NaClO2 ): % 31± 1  /  % 25± 1
Kimyasal Formülü: NaClO2
Molekül ağırlığı: 90,5 g/mol
Görünümü: Sarı berrak sıvı
Kokusu: Tipik
Toplam Alkalite (% NaOH): max 3
Spesifik gravite ( 20oC) (kg/L): 1,29-1,32
pH (% 1):11,00-12,50

Sodyum Klorit: Sodyum klorit NaClO2 molekül formülüne sahip olan çözeltisi; sarı berrak, kokusu tipik uygun koşullarda kararlı yapıya sahip güçlü oksitleyici maddedir. Sodyum klorit % 31 ve %25 oranlarda olmak koşuluyla farklı kullanım oranına sahiptir.

Sodyum klorit 1921 yılında E. Schmidt’in sodyum kloriti asitleştirerek selülozik liflerin ağartılmasında kullanılması ile keşfedildi. Bu adım önemliydi çünkü liflerin ağartılması büyük ölçüde hasarsız olarak gerçekleştirilmişti.

Sodyum klorit ABD’de ve diğer Avrupa ülkelerinde sürekli ağartma işlemleri için standart malzeme haline geldi. Sonraki yıllarda ise sodyum klorit için başka kullanım alanları keşfedildi.

SODYUM KLORİT KULLANIM ALANLARI

Günümüzde, “sodyum klorit”  kokusuz yapısı ve bu paralelde içerdiği düşük toksisitesi ile dünya genelinde içme sularının temizlenmesinde, gıda sektöründe, hastane hijyeninde etkili bir dezenfektan olarak ve ayrıca tekstile zarar vermeden ağartıcı özelliğe sahip olması nedeni ile de tekstil ve deterjan sanayinde kullanılmaktadır.

 

  • Deniz suyunun dezenfeksiyonu,
  • Reverse Osmosis (Ters Osmoz – RO) Membranın da Biyofilm kontrolü
  • Deniz sularında midye kontrolü
  • Tekstil fiber, kağıt hamuru ve kağıt endüstrisinde ağartıcı olarak,
  • Su arıtımı için dezenfektan ve saflaştırma kimyasalı olarak,
  • Suda yosun oluşmasını önleyici madde olarak,
  • Şekerin, nişastanın, merhem ve waxların beyazlatılmasında,
  • Kanalizasyon atık suyunun sterilizasyonu ve kokunun giderilmesinde,
  • Tıpta tedavi edici olarak,
  • Biyolojik atık boşaltılmasında,
  • Gıdaların işlenmesinde,
  • Endüstriyel atık sudan fenolün uzaklaştırılmasında,
  • Endüstriyel soğutma sistemlerinde ve kulelerde mikrobik kirlenmeyi kontrol etmede,
  • Endüstriyel amonyak tesislerinde klorun yerine,
  • Mantar önleyici kimyasal olduğu için gıda işleme şirketleri tarafından meyve ve sebzeleri yıkamada,
  • Deterjan kompozisyonlarında küf önleyici olarak,
  • Diş macunu ve lens solüsyonlarında kullanılmaktadır.
by ozkancol ozkancol Yorum yapılmamış

Klor Dioksit nedir? Nerelerde Kullanılır?

CAS Numarası: 10049-04-4
Kimyasal Formülü: ClO2
Molekül ağırlığı: 67,5 g/mol
Görünümü: Sarı gaz
Kokusu: Tipik
Havadaki yoğunluğu: 2,4 (Hava=1, 273 K)
Erime noktası: – 59ºC
Kaynama noktası: 11ºC

Klor dioksit, ClO2 formülünde kimyasal bir bileşiktir. Klor dioksit Sir Humphrey Davy tarafından 1814 yılında bulunmuştur. Klor Dioksit dezenfektan olarak yerinde imal edilip kullanılabildiği gibi stabilize olarak da iki formda bulunabilir.

1. Toz Stabilize Klor Dioksit
2. Sıvı  Stabilize Klor Dioksit

Klor dioksit (ClO2) havada aktif halde etki gösterebilen ve çok güçlü oksitleyici yapısı ile havadaki mantarlar, bakteriler ve virüsler gibi patojenik mikroorganizmaları etkili bir şekilde bertaraf edebilmektedir. Ayrıca havada mevcut olan ve insan sağlığını negatif olarak etkileyen kötü kokuların nötralizasyonunda da etkili bir şekilde kullanılmaktadır.

Bir dezenfektan olarak klor dioksit, mikroorganizmaların hücre duvarı ile doğrudan reaksiyona girme avantajına sahiptir. Bu reaksiyon, reaksiyon süresine veya konsantrasyona bağlı değildir. Oksitleyici olmayan dezenfektanların aksine, klor dioksit, aktif olmadıklarında bile mikroorganizmaları öldürür. Bu nedenle, mikroorganizmaları etkili bir şekilde öldürmek için gereken klor dioksit konsantrasyonu, oksitleyici olmayan dezenfektan konsantrasyonlarından daha düşüktür. Mikroorganizmalar klor dioksite karşı herhangi bir direnç oluşturamaz. Klor dioksit klora karşı dirençli patojenler Giardia ve Cryptosporidium’u etkili bir şekilde etkisiz hale getirir. Ayrıca bu özelliği ile anti-viral özelliği benzerlerine göre öne çıkmaktadır.

Korona Virüsüne Karşı Etkili Klordioksit 

TCHLORINEDIOXIDE(ClO2) , oldukça etkili aktif bileşen klor dioksite dayanmaktadır.

Tianjin Çevre ve Sağlık Enstitüsü’nün çalışmasıyla Klordioksit (ClO2) in korona virüslerini ve diğer zararlı mikropları etkisiz hale getirdiği ve ortadan kaldırdığı kanıtlanmıştır.
Şimdiye kadar açıkladığımız yararlı özellikleri ile klor dioksit sadece ticari ve profesyonel kullanıcılar tarafından kullanılabilir.

CHLORINEDIOXIDE(ClO2) , günlük ihtiyaçlar için aktif bileşen klordioksitin boyutlandırır, bu da onları özel kullanıcılara da basit ve güvenli bir şekilde erişilebilir hale getirir.
CHLORINEDIOXIDE(ClO2) ürünümüz, koronavirüslerin hızlı ve etkili bir yüzey dezenfeksiyonu sağlarken aynı zamanda aşağıdaki avantajları sunar:

Klor dioksit, aşağıdakilere karşı etkilidir:

  • SARS-CoV-2 gibi virüsler, bakteri, mantarlar ve diğer mikroorganizmalar
  • Kısa maruz kalma süresi, geniş antimikrobiyalspektrum
  • Biyofilmlerin güvenilir şekilde uzaklaştırılması
  • Koloni etkisi oluşturan mikropların yeniden oluşumunu baskılar
  • Sürdürülebilir etkinlik: Direnç oluşumu mümkün değildir
  • Alerjen, koku, amonyak, çözücü, bakır veya gümüş iyonu içermez
  • PH’danötr, cildi tahriş etmez

AVANTAJLARI

Son yıllarda su dezenfeksiyonu için klora alternatif olarak klor dioksit kullanımına olan ilgi artmıştır. Klor dioksit çok etkili bir bakteriyel dezenfektandır ve virüs bulunduran suların dezenfeksiyonu için klordan daha etkilidir. Biyolojik filmi engeller ve ortadan kaldırır. Kötü koku ve tat problemlerine neden olan fenolleri yok eder. Klor dioksit demir ve manganın ortadan kaldırılmasında klordan daha etkilidir.  Klor, yüksek pH larda dezenfeksiyonda yetersizken, klordioksit bütün pH aralıklarında etkilidir. Meyve, sebze ve tavukçuluk sektöründe kullanımında ürünün raf ömrünü uzatır. Bulunduğu ortamda bakteri yaşatmaz. Klordioksit, klordan farkli olarak, kanserojen olan trihalometan ve kloramin türevleri oluşturmaz.

CHLORINEDIOXIDE görünüm sarı sıvı, kokusu tipik yapısında bulunan aktif klordioksit ile oksitleyici özelliğe sahip olup, dezenfektan olarak kullanıma uygundur.

Ürün Özellikleri: 

  • Klordioksit(ClO2) güçlü bir anti bakteriyel ve antiviral etkiye sahiptir.  Nesnelerin yüzeyini ve havayı dezenfekte eden güçlü bir ajandır.
  • İçerdiği etkin madde özelliği nedeni ile dezenfektan olarak CHLORINEDIOXIDE,havada etkinlik gösterme ve düşük konsantrasyonlarda etkili olma gibi benzersiz özellikleri nedeniyle tercih edilmektedir.
  • İsminde klor olmasına karşın bilinen klorlu dezenfektanların aksine oksijenin oksidasyon gücü üzerinden dezenfeksiyon yapar. Bu yüzden diğer klorlu dezenfektanlar gibi mutajenik (kanserojenik) etkisi olmayıp güvenli bir kullanım sağlar.
  • Moleküler yapıda serbest radikal içeren tek biyosittir. Bu özelliği etki süresini diğer dezenfektanlara göre oldukça hızlandırır.
  • Oksitleme potansiyeli bilinen diğer dezenfektanlara (klorlu dezenfektanlar ve hidrojen peroksit) göre5katfazlaolup,çok daha düşük konsantrasyonlarda yeterli dezenfeksiyon seviyesine ulaşılmasını sağlar.
  • Biyosidal olarak CHLORINEDIOXIDE(ClO2) içerdiği klordioksit molekülünün boyutu mikroorganizmalar ve virüslerden çok daha küçük olup (0.124nm), kullanım sırasında gaz olarak ortama salınması ile koliform mikroorganizmaların ve virüslerin gizlenebileceği herhangi bir alana kolayca nüfuz etmesine imkan sağlar.

Uygulama ve Etkin Madde(Klordioksit-ClO2)Özellikleri: 

  • Uygulamada ürün seyreltilerek istenilen derişime getirilmekte ve çalışma güvenlikleri alındığında sağlığı ve doğayı tehdit eder riskler tamamen ortadan kaldırılmaktadır.
  • Havaya püskürtülerek yapılan uygulamalarda reaktif oran 300 mg/L(ppm)Klordioksit (ClO2) olarak ön görülmektedir. Uygulama konsantrasyonu 1L(300ppm CHLORINEDIOXIDE(ClO2))/m3 hava olarak yapıldığında  havadaki aktif madde oranı insan sağlığı için tehdit oluşturmayan mic. (minimum etkin konsantrasyon) değeri 0,3 ppm klordioksit olarak belirlenmiş durumdadır.
  • Bu oranın 1000 katı kullanıldığında yoğun  bir uygulama ile virüs ve bakterilerin dezenfeksiyonunun yapılacağı öngörülmüştür.
  • Kullanılan etkin maddeler özel olarak seçilmiş olup, insan sağlığını tehdit etmeyen gıda ve ilaçta kullanılabilecek nitelikte kimyasal maddelerdir.
  • Klordioksit (ClO2) ile ilgili olarak, koliform bakterilerinin ve Legionella gibi bazı bakteri patojenlerinin ClO2  tarafından in-aktivasyon önceki çalışmaların sonuçları ile tutarlı olarak etkinliği literatürde özetlenmiştir.
  • Bununla birlikte, son veriler, Klordioksit (ClO2) ‘ e karşı direncin, diğer birçok dezenfektan için olduğu gibi bakteri < virüsler <protozoan kistleri sırasına göre olduğunu göstermektedir.

Aktif Madde Klordioksit (ClO2) Etki Mekanizması

  • Klordioksit(ClO2) klora karşı dirençli patojenler GiardiaveCrypto-sporidium‘u etkili bir şekilde bertaraf eder.
  • Yüksek oksidatif potansiyeli ve radikalik gaz molekülü özelliği ile anti-viral özelliği benzerlerine göre öne çıkmaktadır.
  • Bakterilerin elimine edilmesinde klordioksit (ClO2) bakterinin hücre duvarına nüfuz eder.
  • Virüsler ise farklı bir şekilde elimine edilir; klordioksit, proteinlerin hidrolizinden oluşan poli aminoasit yapısındaki suda çözünür bir madde olan pepton ile reaksiyona girer. Böylece Klordioksit(ClO2) ,virüslerin yeni protein oluşumunu önleyerek onları öldürür.
  • Klordioksit(ClO2) virüslere karşı klor veya ozondan daha etkilidir.

 

KULLANIM ALANLARI

Klor dioksit kâğıt sanayinde ağartıcı olarak ve su arıtma tesislerinde dezenfeksiyon amaçlı yaygın olarak kullanılmaktadır. Su kaynaklarından fenol tipli atıkların ve alglerin temizlenmesini, demir ve manganın oksitlenerek daha kolay ayrıştırılması gibi oldukça spesifik alanlarda kullanılması söz konusudur.

Ayrıca unun ağartılması ve belediye içme sularının dezenfeksiyonunda da kullanılmıştır. Niagara Şelalesi’ndeki New York su arıtma tesisinde ilk olarak 1994 yılında içme suyundan fenolü uzaklaştırmak için klor dioksit kullanılmıştır. 1956 yılında Belçika ve Brüksel’ de klordan klordioksite geçildiğinde, klordioksit için içme suyu dezenfektanı olarak büyük bir tanıtım yapılmıştır. Su iyileştirmesi çalışmalarında serbest klor kullanıldığında oluşan trihalometan bileşiklerinin yok edilmesi için kullanılabilen iyi bir oksidanttır. Klordioksitin genel olarak kullanım alanları şu şekilde sınıflandırılabilir:

Reverse Osmosis (Ters Osmoz- RO ) Mebranın da Biyofilm Kontrolünde Klor Dioksit ( ClO2 )

Reverse Osmosis (Ters Osmoz – RO ) yöntemiyle Deniz suyu şartlandırılarak kullanılabilir ve içilebilir su elde edilebilmektedir. Deniz Suyunun dezenfeksiyonunda Reverse Osmosis (Ters Osmoz – RO )  yöntemi kullanılmasına karşın deniz suyunda bulunan mikrobiyolojik canlılar nedeniyle biyofilm tabakaları oluşmaktadır. Klor Dioksit deniz sularından oluşan biyofilm tabakalarını ortadan kaldıran, en yüksek verimi veren kimyasal olduğu Çevre Koruma Ajansları tarafından yapılan çalışmalarda kanıtlanmıştır. Klor Dioksit biyofilm tabakasını ortadan kaldırır ve Reverse Osmosis (Ters Osmoz – RO )  verimini arttırır.  0.2 – 0.3 ppm’lik Klor Dioksit ile Deniz suyunun dezenfeksiyonu sağlanabilmekte ve biyofilm tabakalarının oluşmasını engellemede kesin sonuç alınabilmektedir.

Zebra Midyesinin (Dreissena polymorpha)  Kontrolünde Klor Dioksit ( ClO2 )

Endüstride soğutma amaçlı kullanılan derin deniz suyu işletmelerinde biyofilm tabakalarının oluşumunun engellenmesi ve zebra midyelerinin (Dreissena polymorpha)  uzaklaştırılması amacıyla klor dioksit ile dezenfeksiyon sağlanmaktadır. Derin deniz sularında meydana gelen Zebra Midyeleri (Dreissena polymorpha)  soğutma suların bulunduğu sistemlerin kanallarında tıkanmalara neden olur ve ekonomik zarar verir. Zebra Midyesinin (Dreissena polymorpha)   dezenfeksiyonu için çeşitli kimyasallar kullanılmış fakat bunlar düşük verimle çalışarak zebra midyesinin oluşumuna engel olamamıştır. Klor Dioksitin Zebra Midyesi (Dreissena polymorpha) ile mücadelesi başarılı sonuçlar vermiştir. Klor dioksit dezenfeksiyonu sağlar ve kanallarda olan zebra midyesi kaynaklı tıkanmaları tamamen ortadan kaldırarak sorunsuz şekilde sistemin sürekliliğini sağlar

İçme Suyu Dezenfeksiyonunda Klor Diosit ( ClO2 )

İçilebilir su arıtımında dezenfeksiyon amaçlı Klor Dioksit uzun yıllardır şehir şebeke sularında kullanılmakta ve dezenfeksiyon sonucu oluşabilecek sağlığa zararlı yan ürün (trihalometan ve halojenli asetik asitler) oluşumunu engellemektedir; su içinde kimyasal ve kanserojen yan ürün oluşturmamakla birlikte su içinde bulunan yosunları, mikropları ve bakterileri öldürerek sudan bulaşacak hastalıkları engellemektedir. Amerika Çevre Koruma Ajansı (EPA) ve Tayvan Çevre Koruma Ajansı (TEPA)  tarafından yapılan çalışmalar da Klor Dioksitle içme suların dezenfeksiyonunu destekler. 0.8 ppm’lik Klor Dioksit ile içme suyunun dezenfeksiyonu sağlanır ve içilebilir su için optimum değere ulaşılır.

  • 1950 lerden beri Brüksel, Viyana, Zürih gibi şehirlerde içme sularının dezenfeksiyonunda Klor Dioksit kullanılmaktadır.

Klinik ve Hastanelerde

Klinik ve hastaneler her zaman steril ve temiz olmak zorunda olan yerlerdir. Bu ortamların temizliği gerek hastaların gerekse çalışanpersonel için hayati öneme sahiptir. Klinik ve hastane ortamların sürekli ve her alanda eksiksiz olarak dezenfeksiyon işlemi yapılması yönetmelikler tarafından belirtilmektedir.

Klinik ve hastane ortamların su sistemlerinde bulunan leginolla gibi patojenlerden uzak tutulması gerekmektedir. Bu patojenlerin yaşlı, genç ve bağışıklık sistemi düşük hastalar ve personeller enfeksiyon kaynaklarından korunmalıdır.

Yapılan araştırmalar ve sonuçlar doğrultusunda klordioksit bu ve bunun gibi enfeksiyon riski taşıyan patojenlerin giderilmesinde aktif olarak rol oynar.

Aynı zamanda Klinik ve hastane ortamlarda havalandırma ve klima siteminden bulaşma riski yüksek olan bakteri ve virüslerin yok edilmesinde CHLORINEDIOXIDE(ClO2)  kullanımı bu risklerin ortadan tamamen kaldırılmasını sağlar.

Aynı zamanda odaların günlük temizliği, ameliyathane ve ekipmanların dezenfektesi, yaşam alanların dezenfeksiyonu ve bunun gibi benzeri yerlerin dezenfeksiyonu CHLORINEDIOXIDE(ClO2)  ile sağlanarak daha steril ve kalıntı bırakmadan yaşanabilir ortam olarak bize sunmaktadır.

Kümes Hayvanların Yetiştirilmesinde Klor Dioksit ( ClO2 )

Kümes hayvanlarının içme sularındaki mikroplar, bakteriler ve Salmonella görülmesi hayvanların gelişmesini ve istenilen kiloya ulaşmasını engeller, optimum verime ulaşmasını engeller, ölüm oranlarını arttırır, maddi kayıba neden olurlar. Kümes Hayvanlarının içme sularının dezenfeksiyonu Klor Dioksitle sağlanır ve bu dezenfeksiyon sonucu sudan kaynaklı kayıplar engellenir. 0.6- 0.8  ppm aralığında  Klor Dioksit ile Kümes Hayvanların içme suyunda yapılan dezenfeksiyon sonucu;

  • Ölüm oranlar max.  %2 değerinde,
  • Daha kısa günde istenilen ortalama ağırlığa ulaşılır,
  • Ortalama tavuk ağırlığı %10 artar,
  • % 6 lık yem tasarrufu olur.
  • Bunlara ek olarak depo ve borularda yosun giderici veya biosidal olarak kullanılan ek kimyasal kullanımı kalkar ve bunlar için malzeme – bakım masrafları minimize edilir, maddi kazanç sağlar.

Klor Dioksit ile Kümes hayvanlarının içme suyu dezenfeksiyonu dışında ortam şartlarındaki iyileştirme içinde genel temizlik ile birlikte dezenfeksiyon sağlanır.

  • Su deposu ve hatların temizliği
  • Tavuk içme sularının dezenfeksiyonu
  • Kümes ön yıkama
  • Karkas yıkama
  • Kesimhanelerde genel kullanım suyu
  • Kümes iç dış mekan dezenfeksiyonu
  • Kanatlı yumurtaları, ıslah yumurta, kuluçka odası
  • Çalışma araçları ve aletleri
  • Dışkı dezenfeksiyonu ve koku giderilmesinde

Tarım Sektöründe Klor Dioksit ( ClO2 )

Armut, elma ve ayva ağaçlarının ortak problemi ateş yanığıdır. Bu sorun yüzünden yüzlerce ağaç telef olur ve kesilir hale gelir. Bunun yanında küllenme, kara kale, memeli pası gibi hastalıklarda ağaçların ölmesine neden olur.CHLORINEDIOXIDE(ClO2) ile ağaçlara yapılan müdahalelerde bakteriler ve hastalıklar yok olur. 100-115 ppm konsantrasyonundaki CHLORINEDIOXIDE(ClO2) ile 20-25 günde bir yapılan dezenfeksiyon ağaçların verimini arttırır, bakteri ve hastalıkların yok olmasını sağlar. Hastalıktan dolayı kesilme durumunda olan ağaçların bile tekrar canlanmasına yardımcı olur.

Spa  ( Kaplıca ) Sularının Dezenfeksiyonunda Klor Dioksit ( ClO2 )

Spa (kaplıca) sularında mikrobiyolojik faktörlerden dolayı suda kirlenmeler olur ve bu kirliliği Tayvan Çevre Koruma Ajansı (TEPA) tarafından da desteklenen yüksek verimle çalışan, yüksek oksidasyon gücüne sahip ve suyla temasından sonra herhangi bir kimyasal, kanserojen yan ürün üterimi olmayan Klor Dioksit, günümüzde su dezenfeksiyonu olarak aktif kullanılmaktadır. Spa (kaplıca) sularının yüksek sıcaklıklarda içerdiği bakteriler ve virüsler 0,7 ppm’lik Klor Dioksit ile minimize olur, koku oluşumu ortadan kalkar ve dezenfeksiyon sağlanır.

Gıda Paketlemesinde Klor Dioksit ( ClO2 )

Meyve ve sebzelerin raf ömürlerinin az olmasının en önemli nedeni bakteri varlığıdır. Gıda paketlemesinde Klor Dioksit ile dezenfeksiyon yapılmaktadır. Çeşitli meyve ve sebzelerin 40-120 arasında değişen konsantrasyonlardaki Klor Dioksit çözeltisi ile yıkanmasıyla bakteri varlığı yok olmakta ve bununla birlikte raf ömürleri ortalama 5 günden 14 güne çıkmaktadır.

Un Üretiminde ve Beyazlatılmasında Klor Dioksit ( ClO2 )

Unun performansını ve besleme değerini arttırmak amacıyla değirmenden una katkı maddeleri ilave edilir. Bunun yanı sıra öğütülmüş un sarı renkte olup beyazlatılması veya ağartılması söz konusudur. Bu işlemleri yapmak için çoğu işletmede kanser ve alerji riski olan Potasyum Bromat ve Benzoil peroksit kullanılmaktadır. Bu katkı maddelerin kullanımına Avrupa’da ve İngiltere’de izin verilmemektedir. Klor Dioksit herhangi bir kansorejen ve alerji riski olmadığı için unun beyazlatılmasında, ağartılmasında ek olarak performansın ve besleme değerinin arttırılmasında kullanılmaktadır. Unun en yüksek performansa sahip olabilmesi (oksidasyon) için 3-6 hafta beklemek gerekir. Unun oksidasyonu için Klor Dioksit kullanılır ve bu süreyi minimize eder.

Yüzme Havuzların Dezenfeksiyonunda Klor Dioksit ( ClO2 )

Yüzme havuzların dezenfeksiyonunda kullanılan kimyasallara karşı dirençli mikropların artması, oluşturdukları kimyasal ve kansorejen yan ürünler sonucu salgın hastalıklar ile birlikte, yüzme astımı ve ishal görünümü artmıştır. Klor Dioksit su içinde herhangi bir tepkimeye girmeden ve kansorejen yan ürün oluşturmadan Yüzme Havuzlarının dezenfeksiyonunu sağlamakta ve suda rahatsız edici kokuları ortadan kaldırmaktadır. Kullanılacak CHLORINEDIOXIDE(ClO2) miktarı havuz suyunun kirliliğine, sıcaklığına, pH ve temas süresine bağlı olarak değişiklik gösterebilir ama genel olarak düşük dozlarda kullanılarak yüzme havuzları için dezenfeksiyon sağlanır. Bununla birlikte CHLORINEDIOXIDE(ClO2) ile yüzme havuzlarının dezenfeksiyonu sonucu tanklar, borular ve pompalarda yosun giderici olarak kullanılan ek kimyasalları kullanımı ortadan kalkar ve malzeme – bakım masrafları minimize olur.

Spa (kaplıca) sularında mikrobiyolojik faktörlerden dolayı suda kirlenmeler olur ve bu kirliliği Tayvan Çevre Koruma Ajansı (TEPA) tarafından da desteklenen yüksek verimle çalışan, yüksek oksidasyon gücüne sahip ve suyla temasından sonra herhangi bir kimyasal, kanserojen yan ürün üterimi olmayan CHLORINEDIOXIDE(ClO2), günümüzde su dezenfeksiyonu olarak aktif kullanılmaktadır. Spa (kaplıca) sularının yüksek sıcaklıklarda içerdiği bakteriler ve virüsler 0,7 ppm’lik CHLORINEDIOXIDE(ClO2) ile minimize olur, koku oluşumu ortadan kalkar ve dezenfeksiyon sağlanır.

Toplu Taşıma Araçlarında Klordioksit 

Ülkemizde ve dünyada günde milyonlarca kişi tren, vapur, otobüs, uçak, metrobüs ve ticari taksilerde olmak üzere toplu taşıma araçlarını son derece yaygın olarak kullanmaktadır. Kullanıma açık olan toplu taşıma araçlarında oturulan, tutulan ve solunan havada virüs ve bakteriler yaygın olarak bulunmaktadır. Risk faktörü taşıyan toplu taşıma araçların dezenfeksiyonu bu araçları kullanmakta olan kişiler için hayati önem taşımaktadır.

Klordioksit her gün kullanılan araçların dezenfeksiyonu bakımından hayati olarak önem taşımaktadır. Kullanılan araçların oturulan, tutulan ve basılan her yerin dezenfeksiyonu her gün yapılmak zorundadır.CHLORINEDIOXIDE(ClO2)  ile hazırlanan çözelti karışımları düşük ppmlerde (50-100 ppm) virüs ve bakterilere etki ederek bu sorunların ortadan kaldırılmasına yardımcı olmak için etken olarak kullanılan çözeltidir.

Toplu taşıma araçların en büyük risk kapalı ortamda solunan havanın kalitesi de yer almaktadır. Her gün milyonlarca insan kapalı alanda aynı havayı solumak zorunda kalmaktadır. Buda bakteri ve virüslerin etkin bir şekilde insandan insana bulaşmada etkili rol oynamaktadır. Bunun önüne geçebilmek amacı ile düşük ppmlerde hazırlanan CHLORINEDIOXIDE(ClO2)  çözeltisi yada CHLORINEDIOXIDE(ClO2)  gazı etkin olarak rol oynar ve riskin ortadan kalkmasına, ortamın tamamen virüslerden ve bakterilerden arınmasına neden olarak çevrenin daha yaşanılır hale gelmesini sağlar.

Atık Suların Dezenfeksiyonunda ve Koku Giderilmesinde Klordioksit 

Kimyada Sülfür terimi, Kükürt içeren kimyasal bileşiklerin birkaç tipi için kullanılır. Sülfür bileşikleri, çeşitli reaksiyonlar sonucunda oluşturdukları tat, koku, toksitite ve korozyon gibi problemler nedeniyle önemli bir çevre kirleticisi durumundadır. Kükürt içeren bileşiklerin giderilmesi (Sülfür) amacıyla en çok uygulama alanı bulan kimyasal oksidasyonla gidermede oksitleyici olarak Klor Dioksit kullanılmaktadır.

Endüstri atıkların oluşturduğu kokular, organik kokular, kanalizasyondan kaynaklı rahatsız edici kokular  kontrol edilir ve koku seviyeleri minimize olur. Oluşan rahatsız edici ve istenmeyen kokular Absorbe kolonlarına emilir ve Absorbe kolonunda sirküle eden suya Klor Dioksit dozlanarak bu işlem sürdürülür. Koku seviyesinin düzeyine göre 1-50 ppm arasında değişen konsantrasyonlar ile CHLORINEDIOXIDE(ClO2) dozlaması yapılarak kötü koku kontrolü sağlanmış olur. Bu müdahaleyle birlikte 40.000 olan koku birimi 500 koku birimine düşürülmektedir.

Koku Giderilmesi ve Kontrolünde Klor Dioksit ( ClO2 )

Endüstri atıkların oluşturduğu kokular, organik kokular, kanalizasyondan kaynaklı rahatsız edici kokular Klor Dioksit ile birlikte kontrol edilir ve koku seviyeleri minimize olur. Oluşan rahatsız edici ve istenmeyen kokular Absorbe kolonlarına emilir ve Absorbe kolonunda sirküle eden suya Klor Dioksit dozlanarak bu işlem sürdürülür. Koku seviyesinin düzeyine göre 1-50 ppm arasında değişen konsantrasyonlar ile Klor Dioksit dozlaması yapılarak kötü koku kontrolü sağlanmış olur. Bu müdahaleyle birlikte 40.000 olan koku birimi 500 koku birimine düşürülmektedir.

Klor Dioksit ( ClO2 ) ile Sülfür (Kükürt İçeren Kimyasal Bileşikler) Kontrolü

Kimyada Sülfür terimi, Kükürt içeren kimyasal bileşiklerin birkaç tipi için kullanılır. Sülfür bileşikleri, çeşitli reaksiyonlar sonucunda oluşturdukları tat, koku, toksitite ve korozyon gibi problemler nedeniyle önemli bir çevre kirleticisi durumundadır. Kükürt içeren bileşiklerin giderilmesi (Sülfür) amacıyla en çok uygulama alanı bulan kimyasal oksidasyonla gidermede oksitleyici olarak Klor Dioksit kullanılmaktadır. Atık sularında bulunan yüksek oranda Kükürt içeren bileşiklerin  (Sülfür) gideriminde Klor Dioksitle yapılan Kimyasal Oksitleme ekonomik olmaktadır. Kanalizasyon sistemlerinde oluşan Hidrojen Sülfür  (H2S) , beton malzemelerin aşınmasına, kötü kokuların oluşmasına neden olur. Kontrollü Klor Dioksit püskürtmesiyle kaynaktaki koku yok olur ve beton malzemelerde oluşan aşınmalar minimize edilir.

by ozkancol ozkancol Yorum yapılmamış

FIRE ASSAY İLE AU, PT, PD ANALİZLERİ NASIL YAPILIR?

Ateş Analizi, yüksek dereceli cevherlerden altın ve platinyum grubu elemanı (PGE) konsantrasyonları elde edilmesini sağlayan bir endüstri standardı prosestir.

Kurşun toplama altın ateş analizi, altın analizinde en belirleyici teknik olarak kabul edilmektedir. Platinyum ve paladyum da bu yöntemle belirlenebilir, ancak tüm PGE altı element grubu en iyi şekilde nikel sülfür ateş analiziyle belirlenebilir.

Kurşun toplama ateş analizi aralarında kaya, karot, toprak ve tortu numunelerinin de bulunduğu tüm numune tiplerindeki altını belirlemek için kullanılır. SGS, tahmin edilen altın içeriklerine ve beklenen homojenlik derecesine bağlı olarak çeşitli numune ebatları (15, 30 ve 50 gr) kullanabilir. Zaman açısından kanıtlanmış endüstri standardının çeşitli aşamaları vardır:

Tozlaştırılmış numune tartılır ve eritkenle karıştırılır. Toplayıcı olarak kurşun eklenir. Numune daha sonra bir fırının içinde 1000°C’ye kadar ısıtılır. Yaklaşık 20 dakika sonra numune erir ve değerli metaller ile kurşun silikat cürufundan ayrılarak potanın tabanında bir “filiz” oluşturur. Bu filiz, değerli mineralleri içerir.

Numune fırından alınıp soğuyunca kurşun filizi silikat cürufundan ayrılır. Daha sonra değerli metaller kurşun oksitleme olarak bilinen prosesle çıkarılır.

Bu proses sırasında filizdeki kurşun oksitlenir ve potanın içine emilerek maden cevheri olarak bilinen değerli metal küreciği bırakır. Bu küreciğin altın içeriği tartılarak (özkütlesel yönden) ya da kral suyunda çözündürülerek belirlenir.

www.kimyadeposu.com

by ozkancol ozkancol Yorum yapılmamış

Küpelasyon Nedir? Nasıl yapılır?

Küpelasyon kurşun ve kıymetli metal alaşımının yükseltgeyici eritme işleminden ibarettir. Bu proses küpel adı verilen kemik külü veya magnezyum oksitten mamul absorblayıcı bir teknedir.

Küpelasyon esnasında kurşun,(PbO) yükseltgenir ve bu oksidin çoğu da küpel tarafından absorbe edilir. Küpelasyonun sonucunda ortaya çıkan boncuk, altın ve gümüş ile bazı platin grubu metallerini içerir.

Küpelasyonu başarıyla bitirmek için yapılacak ilk işlem, küpeli, su, organik maddeler ve karbondioksiti uçurabilecek dereceye kadar ön ısıtmaya tabi tutmaktır.

Küpelasyon sıcaklığına erişildikten sonra, kurşun düğmecikler küpelin içine yerleştirilir ve fırının kapağı kapatılır. Düğmecik, sıcaklığın artmasıyla erimeye başlar ve çoğu mürdesenk olan koyu bir köpükle örtülür. Öyle bir an gelir ki köpük erir ve erimiş alaşım da ortaya çıkar. Bu olgu “açılma” veya “örtünün açılması” olarak bilinmektedir.

Düğmecik açılıp kurşun yükseltgenmekteyken erimiş mürdesengin kurşunun yüzeyinden kayarak, küpel tarafından absorbe olduğu gözlemlenebilir.

Küpelasyonun her evresinde sıcaklık kontrolü büyük önem taşımaktadır. Düğmeciğin gerçek sıcaklığı her ne kadar ölçülemezse de bilinen erime noktası verileri ile pirometrik sıcaklık ölçümlerinin enterpole edilmesi suretiyle, sağlıklı bir tahmin yapılabilir.

Küpelasyona ikmal edilecek hava ve ısı miktarının muflanın(8) her tarafında sabit ve üniform ayarlanması gerekir. Hatırlanacak önemli bir husus da ateş analizi esnasında yapılacak olan en bariz hataların sıcaklık kontrolünün layığıyla yapılmamasından kaynaklanmasıdır.

Tatminkar bir yükseltgenme için kurşunun dakikada bir gramlık bir hızla yanması gerekmektedir.

Kurşunun yüzeyinde güvercin boynu etkisi görüldüğünde küpelasyon işleminin bitmesi yakın demektir. Bu renk oyunları boncuk yüzeyinden hızla uzaklaşmakta olan erimiş kurşun oksitin  son damlalarından kaynaklanır. Hemen birkaç saniye sonrasında boncuk üzerinde bir donukluk meydana gelir ve bunun ardından da “blick” olarak bilinen bir ışık parıltısı hasıl olur. Bunun nedeni ise boncuğun katılaşma sıcaklığına doğru soğuması esnasında donma ısısının aniden açığa çıkmasıdır.

Küpelasyon tamamlandığında küpel fırından çıkartılır ve soğumaya bırakılır. Eğer boncuklardan biri saf gümüş ise “tükürme”nin önlenmesi için yavaş yavaş soğutulmalıdır. Tükürmenin sebebi, erimiş haldeki gümüşün büyük hacimlerde oksijen çözebilmesidir. Yüzeyde başlayan katılaşmadan sonra oksijen, içerideki gümüşün dışarı atılmasına neden olarak, şiddetle dışarı çıkar.

Boncuklar soğuduklarında küpellerden dışarı çıkartılırlar. Boncukların dip yüzeyleri, üzerlerine yapışmış olan küpel malzemesinden ayırmak için temizlenir. Küpel ve boncuk herhangi bir empürite veya platin grubu metallerin belirtisi için incelenmelidir.

www.Kimyadeposu.com

by ozkancol ozkancol Yorum yapılmamış

Kral Suyu Nedir? Nasıl hazırlanır?

Kral suyu, Latince ismiyle -Aqua Regia- asitlerin etki etmediği altın ve platin gibi metallerle tepkimeye girebilen kuvvetli bir asit çözeltisidir. Konsantre hidroklorik asit (tuz ruhu) ve nitrik asitin (kezzap) 3:1 oranında göre karıştırılmasıyla oluşur. İlk defa MS 8. yüzyılda Ebu Musa Câbir bin Hayyan adlı bir simyacı tarafından bulunduğu tahmin edilmektedir.

3 HCl + HNO3 → NOCl (aq) + Cl2 (aq) + 2 H2O (l)

Kral suyu keşfedilmeden önce altının herhangi bir madde tarafından çözülemeyeceği veya eritilemeyeceği düşüncesi hakimdi. Fakat kral suyunun keşfedilmesiyle birlikte bu düşünce son bulmuş oldu. Kral suyu öylesine aşındırıcıdır ki çözemeyeceği metal neredeyse yoktur.

Kral suyu; kırmızı, sarı yada altın renginde dumanlı sarı renge sahiptir. Erime noktası −42 °C, Kaynama noktası 108 °C’ dir.

Bu çok tehlikeli ve uçucu karışım, hazırlandıktan sonra birkaç saniye içinde renksizden ateşli bir sarı-turuncuya dönüşür. Bu etkileyici rengin yanı sıra, güçlü bir şekilde duman çıkışı olur. Bileşenleri çok uçucu olduğu için, özellikle büyük çaplı kullanımlarda kullanımdan hemen önce hazırlanır.

Altının Çözünmesi

Au (s) + 3 NO3(aq) + 6 H+(aq) → Au3+(aq) + 3 NO2(g) + 3 H2(l)

Au3+(aq) + 4 Cl(aq) → [AuCl4](aq).

Altın tipik olarak inert bir metal olmasına rağmen, nitrik ve hidroklorik asidin benzersiz etkisinden dolayı aqua regia’ da çözünür. Nitrik asit, küçük miktarlarda altınları iyonik formu olan Au3+ ‘e dönüştürebilen güçlü bir oksitleyici ajandır. Solüsyonda bu iyonik form mevcut olduğunda, hidroklorik asit, tetrakloroaürat (III) anyonları oluşturmak için altın katyonları ile reaksiyona giren bir klorin anyon kaynağı sağlar. Hidroklorik asit ile reaksiyon kloroaurat anyonlarının oluşumunu destekleyen bir denge reaksiyonu olduğundan (AuCl4-), altın iyonları daha fazla oksidasyonun oluşması için çözelti yapma odasından çıkarılır. Solüsyon çok asidik olduğu için, kloroaurik anyonlar kloroaurik asit oluşturmak için hızla protonlanır. Bu yöntemi kullanarak, % 99.999’luk bir çene bırakma saflığına sahip altın üretmek mümkündür. Platin için de benzer reaksiyonlar mevcuttur.

Aqua regia için bir başka yaygın kullanım, nükleer manyetik rezonans veya NMR spektroskopisinde kullanılan tüplerin derinlemesine temizlenmesidir. Spektrumları kirletebilecek ve araştırmaları mahvedebilecek paramanyetik element kromunun tüm izlerini ortadan kaldırabildiğinden, bu konuda çok etkilidir.

www.kimyadeposu.com

by ozkancol ozkancol Yorum yapılmamış

Vollastonit Nedir? Kullanım Alanları Nelerdir?

Vollastonit, kalsiyum, silisyum ve oksijenin birleşiminden oluşan bir kalsiyum meta silikattır. Bu mineral ismini  William Hyde Wollaston’dan almaktadır. Vollastonit, dünya üzerinde çeşitli sektörlerde kullanılan metalik olmayan bir mineral çeşididir.

Vollastonit mineralinin sahip olduğu kendine has bölünme özellikleri sebebiyle, kırılım veya öğütülme işlemleri sırasında levha şeklinde ya da iğne şeklinde kırılma gösterdiği tespit edilmiştir. Bu şekilde oluşan tane şeklinin yapının yüksek dayanımda olmasına katkı sağlıyor olması vollastonit mineralini birçok sektörel alanda önemli noktalara taşımıştır.

Ayrıca Avustralya Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği (NOHSC) ve Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı’nın (IARC) yaptığı araştırmalarda, herhangi bir kanser yapıcı etkiye sahip olmadığının anlaşılmasıyla birlikte vollastonit diğer endüstriyel mineral ve fiber malzemelerin yerine kullanımı oldukça yaygınlaşmıştır.

Vollastonitin kimyasal oluşum mekanizması ise aşağıdaki gibi formülize edilebilir:

Sio2+CaCO3=CaO.SiO2+CO2

Doğal olarak oluşan aynı zamanda sentetik olarak da üretilebilen vollastonit minerali, metalik olmayıp iğnemsi (iğne uçlu) kristal bir yapıya ve yüksek elastisite modülüne sahip, alkalin (pH 9.8), inert ve beyaz renkli bir mineraldir. Beyaz renkli olmasının yanında krem, gri ya da çok soluk yeşil bir renge sahip olduğu durumlara da rastlanmaktadır. Özgül ağırlığının 2.9 g/cm3 civarında olduğu bilinen bu mineralin Mohr skalasına göre sertliği 4.5-5 arasındadır.

vollastnit

Vollastonit (Wollastonit) Mineralinin Özellikleri

  • Kristal Sistem: Monoklinik veya Triklinik
  • Kristal Yapısı: Bıçak şekilli kütleler, iğnemsi
  • Renk: Beyaz, krem, gri ya da uçuk yeşil
  • Çizgi Rengi: Beyaz
  • Parlaklık: İnci gibi camsı
  • Mohs Sertliği: 4,5–5,0
  • Özgül Ağırlık: 2,87–3,09
  • Ergime Noktası: 1540 °C
  • Suda Eriyebilirliği: 0.0095 gr/100 ml
  • Termal Genleşme Katsayısı (mm/mm/°C): 6,5×10-6
  • Ateş Kaybı (1000 °C): 0,5–2 %
  • pH: 10–11

Doğada saf halde bulunan vollastonit parlak ve beyaz renktedir ancak saf olarak bulunmadığı durumlarda safsızlıkların tipine ve çokluğuna bağlı olarak gri ve griye yakın tonlarda, kahverengi, solgun yeşil veya kırmızı renkte bulunabilmektedir.

Vollastonitin Kullanım Alanları

Vollastonit mineralinin ticari anlamda kullanılması günümüze yakın zamanlarda gerçekleşmiştir. Öyleki 1950’li yıllara kadar vollastonitin ticari olarak kullanımı olmamıştır. Ancak ilerleyen zamanlarda özellikle seramik üzerinde kullanımıyla birlikte seramikte dayanım artışına ve diğer bazı özellikler üzerinde gelişim sağladığı görülmüştür. Bu özelliklerin keşfedilmesi ile birlikte vollastonit-wollastonit plastik, metalurji, boya ve asbest ürünleri sanayisini de kapsayan diğer alanlarda da kullanılmaya başlanmıştır. 1999 yılında dünya çapında kullanılan vollastonit miktarı tahmini olarak 575000-625000 ton aralığındadır. Değişik sanayi dallarında kullanılan vollastonit minerali;

  • plastik sanayinde %37 oranında,
  • seramik sanayinde %28 oranında,
  • metalurji ve boya sanayinde %10 oranında,
  • sürtünme ürünlerinde %9 oranında
  • farklı sanayilerde %6 oranında kullanım alanı bulmaktadır.
Kaynaklar: 
BEYTULLAH MALKOÇ- DOĞAL VOLLASTONİTİN YÜKSEK PERFORMANSLI HARÇ ÜZERİNE ETKİLERİ
DPT, Devlet Planlama Teşkilatı, Madencilik özel ihtisas komisyonu raporu, 2611, 204, 2001.
Ciullo, P.A., Industrial Minerals and Their Uses, Noyes Publications, New Jersey, 1996. Courard L., et al., ‘‘Durability of mortars modified with metakaolin’’, Cem. Concr. Res. 33(9), 1473–1479, 2003.
Fattah, H., ‘‘Wollastonite-New aspects promise growth’’, Industrial Minerals 326, 21- 43, 1994.
by ozkancol ozkancol Yorum yapılmamış

Kurşun Konsantresi

Kurşunun ana kullanım alanı akü imalatı olup, yeraltı haberleşme kablolarının kurşunla  izolasyonu, diğer önemli tüketim alanıdır. Korozyonu önleyen kurşun oksit boyalar, kabloların kaplanmasında, kurşun tetraetil ve tetrametil formlarında benzin içinde oktan ayarlayıcı bileşikler olarak, radyasyonu en az geçiren metal olması nedeniyle x-ışınlarından korunmada, renkli televizyon tüplerinin yapımında ve mühimmat imalinde önemli kullanım alanları bulmuştur.

Yeryüzünde rastlanan elementler arasında 34.sırayı alan kurşunun, atom numarası 82, atom ağırlığı 207.21 dir. Doğada özgün kristal yapısına ender rastlanan kurşun kübik sistemde kristalleşir. Gri renkli olup, metalik parlaklığa sahiptir. Ergime noktası düşük (327 °C), kaynama noktası (1 atmosferde) 1525°C dır. Korozyona karşı dayanıklı, kolayca şekillendirilebilen, yüksek özgül ağırlığı (11,4 t/m3) ile kurşun, değişik alaşımlar olarak kullanılabilme özelliklerine sahiptir. Düşük bir çekme mukavemetine (1 t/in2) sahip olması nedeniyle gerilmenin önemli olduğu hallerde kullanım sahası sınırlıdır. Adi metaller arasında korozyona en dayanıklı olması yanında yassılaşma ve tel çekme özelliğine de sahip bir metaldir. Kurşun, PbO, Pb203, Pb04, Pb02 ve Pb20 olmak üzere 5 tipte oksitli bileşik oluşturur. En dayanıklısı PbO’dur. Doğada izlenen başlıca kurşun minerallerine ait genel özellikler aşağıda özetlenmektedir;

Galen (PbS): 
% 86.6 Pb ve % 13.4 S içerir. Az miktarda demir, çinko, antimuan, selenyum, gümüş ve altın içerebilir. Gümüş içeriği genellikle % 0.01-2.0 arasında değişir. Bu nedenle simli kurşun adını alır. Sertliği 2.3; özgül ağırlığı 7.4-7.6, gümüş grisi rengindedir. Kübik sistemde kristalleşen galen, üfleç alevinde kolayca erir.

Serüzit (PbCO3): 
Serüzit, galen filonlarının üzerinde bazen kristaller, bazen de yoğun ve stalaktit şekilli kütleler halinde bulunur.Tek veya gruplar halinde kristalleri izlenen serüzit, rombik kristal yapısındadır. Gevrek yapılı, sertliği 3-3.5, özgül ağırlığı 6.5’tur. Sarı, gri esmer ve beyaz renklerde olan mineralin saf olanı beyaz renklidir.

Kurşun Ürünleri ve Ticari Sınıflandırması

Gelişen teknolojiler ve metal fiyatlarına bağlı olarak, %2 Pb + %5 Zn veya %3 Pb + %2 Zn ile azda olsa Ag ve Au içeren yataklar ekonomik olarak işletilmektedir. Son yıllarda artan yatırım maliyetleri ve düşük metal fiyatları nedeniyle gümüş içeren ve Pb+Zn tenörü %10’dan büyük yatakların işletilmesine ağırlık verilmektedir. Kurşun konsantreleri için tenör %70-80 Pb’dir. Satış imkanı bulabilen bulk (toplu) konsantreler % 30 Pb, % 30-40 Zn, % 4-5 Cu içerebilmektedir.

Konsantre ürünlerin, metale geçişte uygulanan izabe proseslerine (Imperial Smelting) bağlı olarak baz tenör ve diğer empüritelerinin limiti sınırlandırılmıştır. Kurşun konsantrelerinde arsenik ve antimuan, çinko konsantrelerinde ise klor ve flor; istenmeyen ana empüritelerdir. Kurşun; yumuşak, ağır, dövülebilir ancak tel haline getirilemeyen ve korrozyona çok dayanıklı bir metaldir. Ticari olarak sınıflandırılması aşağıda verilmektedir.

Rafine kurşunMetalurjik yöntemlerle içindeki safsızlıklar çıkarılmış olan kurşundur. Rafine kurşunun derecesi en az % 99.85 Pb’dir. Rafine kurşun dört ayrı grupta pazarlanmaktadır:

* Saf Kurşun: Yüksek saflık derecesinde rafine edilmiş kurşundur.
* Kimyasal Kurşun: Oldukça yüksek saflıkta, fakat bünyesinden gümüş çıkarılmamış kurşun olarak tanımlanmaktadır. Bu tip kurşun genellikle Güney Missuri’de çıkarılan kurşun cevherinden elde edilmektedir.
* Asit-Bakır KurşunRafine kurşuna bakır eklenerek elde edilen kurşundur.
* Normal Gümüşsüz Kurşun: Rafine edilmiş ve içinden gümüşü alınmış kurşun olarak tanımlanır.
Yukarıda yapılmış sınıflama külçe kurşun için hazırlanmış olan ASTM B29-55 şartnamesinde kimyasal gereksinimlere göre ortaya konulmuştur.Kurşun aşağıdaki şekillerde de piyasada bulunur:
İngot kurşun Pudra kurşun
Külçe (Pig) kurşun Levha kurşun
Yaprak kurşun (foil) Yün kurşun
Saçma (kurşun) Kaplama (kurşun)
Boyalar (kurşun) Ektrüzyon kurşun (Extrusions)
Döküm kurşun

Kurşunun çoğunlukla antimuan, kalsiyum ve kalay ile alaşımları yapılır. Bu alaşımlar“antimuanlı” veya “sert kurşun”, “beyaz metal”, “ergitilebilir alaşımlar” veya “yumuşak lehim” olarak adlandırılır.

Kurşunun Kullanım Alanları

Kurşun’un ana kullanım alanı akü imalatı olup, yeraltı haberleşme kablolarının kurşunla izolasyonu, diğer önemli tüketim alanıdır. Korozyonu önleyen kurşun oksit boyalar, kabloların kaplanmasında, kurşun tetraetil ve tetrametil formlarında benzin içinde oktan ayarlayıcı bileşikler olarak, radyasyonu en az geçiren metal olması nedeniyle x-ışınlarından korunmada, renkli televizyon tüplerinin yapımında ve mühimmat imalinde önemli kullanım alanları bulmuştur.

Akü imalatı: 
Kurşun aküleri yalnız otomobillerde değil, ışıklandırma, haberleşme sistemleri ve elektrik enerjisi depo edilecek bir çok endüstriyel ve askeri sistemlerde kullanılmaktadır. Kurşun-asit akülerinin plakaları kurşun alaşımından dökülmüş levhalardır. Bu alaşım; % 6-12 antimuan, ve az miktarda arsenik, kalay ve diğer elementleri içermektedir. Antimuan levhaya sertlik vererek aşınmaya karşı direnci arttırır. Kalay eriyiğin düzgün kalıp haline gelmesini sağlar.

Tetraetil kurşun (Pb(C2H5)4): 
Hidrokarbon yakıtları hava ile karıştırıldığı zaman elektrik kıvılcımı olmaksızın uygun ısı ve basınçta tutuşur. Bu olay dizel motorların çalışma esasını oluşturur. Hava-benzin karışımında istenen yanma, otomobil silindiri içinde karışımın tutuşmasıyla başlar. Bununla beraber, eğer yakıtın yanması buna bağlı diğer faktörlere göre düzenlenmemişse meydana gelen ısı ve basınç şiddetli patlamaya neden olur. Bu olaya knock (vurma) , bunu azaltmak için kullanılan bileşimlere ise antiknock (antinok) denir. Tetraetil (tetrametil) kurşun bu bileşimin aktif maddesini oluşturur. Süper benzin, bir galonda (3.6 litre) 2-4 ml; normal benzin ise 0.5-1.5 ml tetraetil kurşun içerir.

Litarj (Kurşun oksit): 
Akülerin pozitif ve negatif levhalarının yapımından başka, seramik, kurşun kromat, vernik, böcek ilacı, lastik imalatı ve petrol rafinerisinde kullanım alanları vardır. Ayrıca altın’ın ateş analizi “Fire Assay” yönteminde eritiş için kullanılan ana kimyasaldır.

Kablo kaplaması: 
Telefon ve telgraf haberleşmelerinde, elektrik ileteci ve dağıtıcı kablolarda kurşun kaplaması olarak kullanılır. Kurşun kılıfının başlıca fonksiyonu; nem ve tahrip edici diğer etkenlere karşı dayanıklı olmasıdır. Bu özelliğiyle yeraltı kablolarının yapımında kullanılır. Bazı hallerde sertlik kazandırılmak için antimuan (%1), kalsiyum (% 0.04) ve arsenik (% 0.1-0.2) ilave edilir.

Kalafat Kurşunu: 
Aşındırıcı etkenlere karşı direnci, esnekliği, düşük erime noktası ile kurşun su borularının eklem yerlerinde kullanılır.Kalafat kurşunu % 99.73 saf kurşun ile % 0.08 den az olmak üzere arsenik, antimuan, kalay, bakır, çinko, demir ve gümüş içermektedir. Bizmut içeriği maksimum % 0.25 olmalıdır. Genel bir koşul olarak boru kalafatlanmasında boru çapının her bir inçi için yaklaşık 1 pound (0.454 kg) kurşun gerekmektedir.

Kurşun yünü: 
Erimiş kurşunun elekten geçirilmesiyle kurşun iplikleri elde edilir. Bu iplikçikler petrol kuyularının musluklarında sızıntıyı önlemek için kullanılır.

Lehim: 
Genel olarak lehim, % 30-40 Pb, % 60-70 Sn içerir. Plastik derece istenen lehimlerde kalay % 40’ın altında, kurşun % 60’ın üzerindedir. Erime noktası 183oC’dır.

Milyatağı alaşımları: 
Makinenin hareketli ve sabit bölümleri arasında bağlantı sağlayan ve hareketli bölüme destek olarak kullanılan bu malzemeler kurşun, kalay ve bakır esaslı alaşımlardır.

Ergiyen alaşımlar: 
Çapa kalıbı, mıknatıs, zımba, gaz silindirlerini kompreslemek için tıpa, ve ateşe dayanıklı kapı yapımı ve benzeri alanlarda kullanılır.

Kurşun yaprak: 
Kalınlığı 0.01 mm kadardır. Bazı tip elektrik kondansatörlerde kullanılır. Neme ve radyasyona karşı direnci nedeniyle tıpta paketlemede ve fotofilmde, dişçilikte ve radyografi endüstrisinde kullanılmaktadır.Ayrıca askeri alanda ordonat malzemesinin ışık ve nemden korunmasında, iyi kaliteli çayların paketlenmesinde kullanılır.

Balast: 
Yüksek özgül ağırlığı, döküm kolaylığı ve düşük maliyeti ile balast malzemesi olarak kullanımı yaygındır. Bir buhar lokomotifinin tekerleklerinin her bir çifti için bir ton kadar kurşun kullanılır. Makine balansları, otomobil tekerlekleri balansları, uçaksavar topları, gemi omurgası, ve uçak pervanelerinde kullanılmaktadır.

Radyasyon kalkanı: 
Kurşunun tehlikeli radyasyonu özellikle de gama ışınsamasını azaltma özelliği vardır. Gama ve nötron ışınları iyonize özellikleri dolayısıyla canlı dokuları bozarlar. Kurşun bu ışınları absorbe eder. Kirlenmeden ve radyoaktif hale gelmeden devamlı kullanılabilir. Kaplamada kullanılan kurşun yüksek enerji radyasyonu karşısında radyoaktif hale gelebilecek maddeleri içermesi gerekir. Kadmiyum veya parafin, su gibi hidrojenli maddeler nötronlara karşı koruyucu olarak kullanılırlar. Fakat nötronlar absorbe edildiği zaman gama ışınları yaydığından bu ışınların kurşun kalkan ile durdurulması gerekmektedir.

Titreşim önleyici: 
Tren yolları gibi titreşim kaynakları yakınındaki yapılarda sütun kaideleri altında kurşun ve asbest bloklar yeralmaktadır. Çeşitli duyarlı aletler kurşun bloklar üzerinde monte edilir veya kurşun kılıflarla kaplanarak titreşimlerden korunur. Gemilerde boru sistemi yerleştirilirken makine titreşimini önlemek için borular kurşun kayışlarla yalıtılır.

Cam, sır ve cila: 
Kırmızı kurşun, beyaz kurşun, litarj ve kurşun silikatlar cam, sır ve cilada kullanılırlar. Kurşunlu cam yüksek bir kırılma indisine sahiptir, ısı iletkenliği ve kimyasal stabilitesi kurşunsuz cama göre daha azdır. Cama parlaklık, rezonans verir. İyi kalite kristal % 30 litarj içerebilir. Cam ve cilada kullanılan kurşun, rengin bozulmaması için yüksek saflıkta olmalıdır.

İşlenebilir pirinç
Pirinç ortalama % 61.5 Cu, % 3 Pb ve % 35.5 Zn içerir. Pirinçlerin işleme özelliğini arttırmak için genellikle % 0.25-6 arasında kurşun ilave edilir. Kesici aletlerde kurşunlu malzemelerden yapılmaktadır.Alüminyum ve çeliğin işlenebilme özelliğini arttırmak için de kurşun ilave edilmektedir. Kurşunlu kalay bronzu (% 88 Cu, % 6 Sn, % 1.5 Pb, % 4.5 Zn) sübap, destek parçaları, dirsek yapımında; kurşunlu nikel pirinç (% 57 Cu, % 2 Sn, % 9 Pb, % 20 Zn, % 12 Ni-alman gümüşü) döküm alaşımında kullanılmaktadır. Kurşun bronzlar milyataklarında kullanılmakta olup, Pb oranı % 30’un üzerindedir. Kurşunlu kırmızı ve sarı pirinçler boru takımları, madeni eşyalar, karbüratörlerde kullanılırlar.

Yarı iletken kurşun: 
Termoelektrik kurşun tellürid nükleer reaksiyon ısısından doğrudan doğruya elektrik elde etmekte kullanılır. ABD’de Nike-Cojun roketlerinin uçuşunda atmosfer içindeki su hakkında bilgi toplamak için kurşun sülfit kullanılmıştır. Kurşun sülfidin elektrik çıktısı atmosferlerin su buharına uygun olarak değişmektedir.

Kurşun Boyalar:

– Beyaz kurşun (Üstübeç): Kaba formülü 2PbCO3.Pb(OH)2 dir. Bazik kurşun karbonat veya beyaz kurşun uzun yıllardır kullanılan beyaz bir boyadır. Ayrıca çömlek sırrı, cila ve camcı macunu yapımında kullanılır.
– Kırmızı kurşun (Sülüğen): Boya endüstrisinde önemli yer tutar. Demir köprüler, çelik yapılar, gemi tekneleri, su ve yakıt tanklarında aşınma ve pasa engel olmak üzere kullanılan standart bir boya cinsidir. Boya filminin direncini arttırarak esneklik kazandırır.
– Oranj mineral: Parlak kırmızı bir kayaç olup renk vermede ve baskı mürekkebi yapımında kullanılır. Kimyasal bileşimi ve yapımı kırmızı kurşuna benzer.
– Kurşun kromat (PbCrO4): Parlak sarı bir kayaç olup kurşun asetat (veya nitrat) çözeltisine potasyum veya sodyum bikromat ilavesiyle çökelek oluşturulur. Eğer çözelti bikromat ilave edilmeden önce sodyum hidroksitle tamponlanırsa sarı-portakal çökelek oluşur.
– Bazik kurşun kromat: Amerikan kırmızısı, Çin kızılı, veya krom kırmızısı gibi isimler alır ve beyaz kurşundan yapılır. Krom yeşili, sarı kurşun kromat ve Prusya veya Çin mavisinin karışımdır.
– Bazik kurşun silikat: Kurşun oksit ve silisin kompleks bir tuzunu oluşturan boya litarj, silis ve sülfürik asitle yapılır.
– Bazik kurşun sülfat: Bazik kurşun karbonatla aynı özelliklere sahip beyaz, opak bir boyadır. Galen konsantrelerinin yakılması veya püskürtülen kurşunun sıcak havada sülfürdioksitle muamelesi ile elde edilir. Bazı plastikleri stabilize edici olarak kullanılır.
– Mavi kurşun: Bazik kurşun sülfatla az miktarlarda kurşun sülfit, çinko oksit ve karbon içeren mavimsi gri renge sahiptir. Pas önleyici olarak kullanılır.

Kurşun Yerine Kullanılan Maddeler

Bazı alanlarda kurşun yerine kullanılan çeşitli maddeler bulunmaktadır. Örneğin akülerde kurşun yerine, nikel-kadmiyum, civa, nikel-çinko, gümüş-çinko, demir ve karbon-çinko bileşimleri kullanılabilmektedir. Ancak bunların elektrik özellikleri farklı olup, elde edildikleri hammadde kaynakları da yeterli değildir. Ayrıca bir çoğu kurşundan daha pahalıdır. Yalnız yüksek enerjinin gerektiği özel uygulamalarda, büyük hacimli kurşun-asit akülerin yerine daha pahalı olan diğer maddeler tercih edilebilir. Elektrik araçlarında muhtemel kullanımlar için geliştirilmekte olan aküler arasında lityum sülfür, sodyum sülfür ve çinko klorür aküleri, kurşun-asit akülerine göre teorik olarak daha çok enerji kapasitesine sahiptir. Ancak lityum sülfür ve sodyum sülfür tipleri yüksek sıcaklıklarda (300°C’nin üzerinde), çinko klorür tip ise düşük sıcaklıklarda (0-10°C) daha verimlidir. MMT denilen bir manganez bileşiği ise benzin katkısı olarak kullanılmaktadır. Diğer bazı metal bileşikleri de katkı malzemesi olarak kurşun yerine kullanılabilir. Ancak bunlar kurşuna oranla daha az elverişli, çok daha pahalıdır ve çevre sorunları yaratmaktadır. Rafinerilerde oktan derecesi arttırılabilir, ancak kurşun ilave edilmezse benzin verimi düşer. 1974 yılından beri kurşunsuz benzin kullanacak şekilde otomobil tasarımları yapılmakta, kurşunsuz benzin ticareti gittikçe artmakta ve bütün yakıtlardaki ortalama kurşun oranları düşürülmektedir.

Dahili boyalarda, zehirli etkileri nedeniyle, artık kurşun kullanılmamaktadır. Dış boyalarda da titanyum ve çinko tercih edilmektedir. İnşaat ve karayollarında paslanma ve korozyona karşı dayanıklılığı nedeniyle kurşun boyaları temel malzeme olma özelliğini korumaktadır. Yüksek korozyonun bir sorun oluşturmadığı yeraltı ve haberleşme kablolarında kurşun yerine polietilen ve metalik veya organik malzemelerin bileşikleri kullanılmaktadır. İnşaatta kurşun, plastikler, galvanize çelik, bakır ve alüminyum ile rekabet etmektedir. Plastik ve asbest çimentolu borular da kurşun boruların yerini almıştır. Aşındırıcı kimyasal ortamlarda, kurşun yerine, paslanmaz çelik, titanyum, plastikler ve çimento, kalafatlama ve eklemelerde ise plastikler kullanılmaktadır. Demir ve çelik, cephanelerde kurşunun yerini almıştır. Tüp ve benzeri kaplarda, plastikler, alüminyum, kalay ve cam tercih edilmektedir.

by ozkancol ozkancol Yorum yapılmamış

Magnezyum Sülfat Nedir,Nasıl Kullanılır ?

Magnezyum sülfat gübresi (MgSO4 7H2O) bitkilerdeki magnezyum eksikliğiniz gidermeye uygun, suda tamamen eriyebilen saf ve kristal bir gübredir. Bünyesinde % 15 MgO ve % 28 SO3 içerir. Suda kolaylıkla eridiği için yapraktan uygulama ve damla sulama ile uygulamaya uygundur.

Magnezyum sülfatın fiziksel ve kimyasal özellikleri şu şekildedir.

Magnezyum oksit (MgO) %15 Kükürt trioksit (SO3) %25 Nem 25 derece sıcaklıkta % 0,1 pH 5,5 – 7,5 Görünüm beyaz kristalizedir. Fosforlu gübreler ile karıştırılmaz

Nerelerde kullanılır?

– Magnezyum bitkilere yaprağın yeşil rengini veren klorofilin temel taşıdır. Bundan dolayı klorofilin oluşmasını sağlayan çok önemli bir elementtir.

-Magnezyum iyonları protein sentezinde, birçok enzimatik tepkimelerde ve vitaminlerin oluşmasında rol alır. Eksikliğinde; ilk belirtiler yaşlı yapraklarda damar aralarında sağlıklı yeşil rengin kaybolmasıyla ortaya çıkar; bunu damar aralarının sararması takip eder.

Bazı bitkilerde magnezyum eksikliği lekeler halinde görülür. Magnezyum eksikliğinin ileri derecede olması durumunda yapraklar kırmızımsı mora dönüşür.

Eksiklik arttıkça yeşil kısımlar yok olur. Magnezyum sülfatın içeriğindeki kükürt; Proteinin ana bileşenidir. Enzim ve vitaminlerin gelişmesine yardım eder. Metabolizma aktivasyonunda klorofil, fotosentez, nişasta ve şeker dolaşımında gereklidir. Aminoasitlerin ana elemanıdır. Eksikliğinde genellikle genç yapraklar üzerinde açık yeşil renkler gösterir. Eksikliği, kumlu ve organik maddece zayıf topraklarda görülür. Bitki yeterli kükürt alamazsa, meyve olgunluğunda gecikme görülür. Ayrıca kükürt bazik karakterli topraklarda pH değerinin düşmesine yardımcı olmaktadır. Magnezyum ihtiyacı: Bitkilerdeki magnezyum ihtiyacı; Kumsal topraklarda aşırı yağışlarla magnezyum yıkanlamarında, Magnezyuma çok ihtiyaç duyulan bitkilerde, pH değerinin düşük olduğu durumlarda ve aşırı miktarda amonyum, kalsiyum ve potasyumlu gübre kullanımında ortaya çıkar. Magnezyum eksikliğine lahana, mısır, hıyar, patlıcan, kavun, biber, patates, domates, karpuz, muz, narenciye, elma ve üzüm gibi ürünlerin hassasiyeti daha yüksektir. Kullanım şekli: Magnezyum sülfat; bitkilere yapraktan ve topraktan verilebilir. Magnezyum uygulamalarından çabuk ve etkili sonuç almak için yapraktan uygulama yapılmalıdır.

Yapraktan ve damlama sulama ile gübrelemede bitki türlerine göre şu uygulama şekilleri tavsiye edilir:

Bitki Yapraktan (Zirai ilaçla birlikte) Topraktan / Damla sulama Meyve tutumundan renk dönümüne kadar Topraktan göz kabarmasından 2-3 hafta önce ağaç yaşına göre Turunçgil 2-3 kez 15-20 gün ara ile 100 litre suda 600 gr. 300 – 500 gr.

Damla sulama sistemi ile meyve tutumundan renk dönümüne kadar ağaç yaşına göre her sulamada 100 – 200 gr.

Sebzeler Fide dikiminden sonra sezon boyunca 2-3 kez Fide dikiminden itibaren sezon boyunca 2-3 kez 200-300 gr/100 lt olarak uygulanır. 2-3 kg/da/uygulama olarak uygulanabilir.

Bağ Salkımda boncuklanma ile renk dönüm öncesi arasında Birinci üst gübreleme ile birlikte dekara 5-10 kg 100 litre suda 500 gr. toprağa karıştırılır.

Fide döneminde, meyve Ara çapalamada veya birinci Tarla Sebzeleri , tutumunda, renk dönüm öncesi sulamada dekara 8-10 kg Kavun – Karpuz 100 litre suda 500 gr. damla sulama ile her sulamada 500 gr / da

Muz Damla sulama ile dekara 10-15 kg sulama adedine bölünerek uygulanır.

Kiraz, Erik, Şeftali Meyve tutumundan renk dönümüne kadar ilaçlama Üst gübreleme ile birlikte veya ilk sulamada dekara ile birlikte 100 litre suda 500 gr. 5-6 kg

Fındık Sonbaharda veya ilkbaharda ocak başına 100 gr.

Patates Çiçeklenme öncesi 100 litre suda 500 gr. Ara çapada ve ilk sulamada 5’er kg/da veya yağmurlama sulama ile her sulamada 0.5-0.8 kg

Kimyadeposu.com,dmrsuren.com,dmrsürenkimyaltd.şti,sunshield,kaolin,grafit,sepiyolit,zeolit,manganez dioksit,manganez,manganez oksit,mangan dioksit,kedi kumu,hadjin yılan kovucu,grafen,nano tozlar,nano partiküller,aroma,rakıaroması,spekülarit,kurşun oksit,sülyen,kurşun monoksit,mürdesenk

Çinkotozu,kalsiyumpolisülfit,parslimesülfür,02164421200,05523307100

by ozkancol ozkancol Yorum yapılmamış

KALSIYUM SULFAT GÜBRESİ NE İŞE YARAR

KALSIYUM SULFAT GÜBRESİ NE İŞE YARAR

1-) Topraklardaki yarılma çatlamaları engeller.

2-) Bitki Besin elementlerinin alımını hızlandırır.

3-) Bünyesinde bulunan kükürt sayesinde verim artışı sağlar.

4-) Tuzlu topraklarda iyon değişimi sağlayarak tuzu topraktan uzaklaştırır.

5-) Ürün kalitesini arttırır.

6-) Ürünlerde raf ömrünü uzatır.

7-) Fenni gübrelerin yarayışlılığını arttırır.

😎 Mahsullerde minimum yüzde yirmi civarın da verim artışı sağlar.

9-) Toprakları kabartır su tutma kapasitesini önemli ölçüde arttırır.

10-) Toprak işlemede sağladığı kolaylıktan ötürü, tarım makinelerinizin yakıt tasarrufunda büyük rol alır.

11-) Topraktaki fazla rutubetin bertaraf edilmesi sonucunda çok önemli mantari hastalıkların azaltılmasında etkin rol oynar.

12-) İçeriğindeki kükürt sayesinde bitkilerin hastalık ve zirai zararlılarına karşı direncini arttırır.

13-) %29 Kalsiyum Oksit (CaO), %42 Kükürt Trioksit (SO3) içerir.

14-) Yüzeye uygulanan kalsiyum sülfat , toprağa iner ve kök büyümesinin artmasına neden olur.

15-) Tuzlu ve sodyumlu (alkali, çorak) toprakların ıslahına yardımcı olur.

16-) Kalsiyum sülfat başlıca avantajlarından biri, özellikle toprak altlarında bulunan toprak asiditesine eşlik eden alüminyum toksisitesini azaltma yeteneğidir.

DMRSÜREN Kimya Ltd Şti

0216 4421200-0216 4426626

0552 3307100-0552 3308100

www.kimyadeposu.com

Kimyadeposu.com

Tarım Kimyasalları,Yem katkıları  , Seramik-Hamur Tutkalı,Çiçek Tutkalı,Mücellit Tutkalı,Panç Tutkalı,Taş ve Boncuk Tutkalı,Kumaş-Aplike ve Keçe Tutkalı

Transfer Dekopaj Tutkalı,İp ve Dantel Sertleştirme Tutkalı,Ahşap Montaj Tutkalı

Hobi Tutkalı,Puzzle Tutkalı ,Mineralleri,zeolit,sepiyolit,diyatomit,kaolin,sunshield gölge tozu,sunshield kaolin,sunshield sıvı kaolin,pars sıvı kükürt,parvet hayvan yara tozu,parspet hayvan bakım ve yara tozu,badimon yara tozu,çinko metal tozu,demir tozu,manganez dioksit,mangan dioksit,mangan tozu,mikronize mangan,hayvan altlığı,hadjin yılan kovucu,pars lime sülfür,bit-pire kovucu,nangrafi,nano tozlar,metal tozları,maden tozları,nano partiküller,dmrsüren,dmrsüren kimya,kimyadeposu.com,çinko sülfat,bakır sülfat,mangan sülfat,magnezyum oksit,magnezyum sülfat,demir sülfat,kalsiyum oksit,kalsiyum hidroksit,potasyum silikat,potasyum hidroksit,hekzatetramin,sodyum lignosülfonat,potasyum lignosülfonat,grafit tozu,mikronize grafit,kimyadeposu.com