Uncategorized @tr

by ozkancol ozkancol Yorum yapılmamış

Sepiyolit’in Absorpsiyon Özelliği

Zincir yapısına sahip minerallerin kristal strüktürlerinde üç tür aktif absorpsiyon merkezi mevcuttur. Bunlar; (1) tetrahedral tabakalardaki oksijen iyonları, (2) yapısal zincirlerin kenarlarındaki magnezyum iyonlarına koordine olmuş su molekülleri, (3) lif eksenleri boyunca uzanan SiOH gruplarıdır (Serratosa, 1979). Sepiyolitte ortalama mikropor çapı 15 Å, mezoporların yarıçapı ise 15 ile 45 Å arasındadır. Teorik olarak sepiyolit için 400 m2/g dış yüzey ve 500 m2/g iç yüzey alanı saptanmıştır (Serna ve Van Scoyoc, 1979). Ancak yüzey alanı hesaplamalarında kristal içi kanallara gönderilen gaz moleküllerinin çap, şekil ve polaritesi önemli olduğundan, bunlar mutlaka refere edilmelidir. Örneğin, setilpiridinyum bromür kullanılarak elde edilen yüzey alanı 60 m2/g iken, aynı örnekte en yaygın metod olan ve nitrojen absorpsiyonuna dayanan BET metodu ile yapılan ölçümde 276 m2/g değeri elde edilebilmektedir (Ruiz-Hitzky ve Fripiat, 1976). Genellikle su ve amonyum gibi polar moleküller ile nispeten daha az miktarda metil ve etil alkoller sepiyolitin kanallarına girebilmesine karşın, polar olmayan gazlar ve organik bileşikler kanallara giremez. Isıtma işlemi mineralin absorpsiyon özelliğini azaltır, çünkü yapısal değişime bağlı olarak mikroporlar yıkılır. Sepiyolitin genleşme özelliği yoktur.Yukarda özetlenen özgül yüzey alanı ve buna bağlı yüksek absorpsiyon özelliğinden dolayı sepiyolitin başlıca kullanım alanları şunlardır:

  1. Koku giderici olarak çiftlik ve ahırlarda; evcil hayvanlar ve ahır hayvanlarının atıklarının emilmesi ve koku giderilmesi için zeminlerde (pet-litter, cat-litter),
  2. Tarım ve böcek ilaçları taşıyıcısı olarak,
  3. Madeni esaslı yağlar, nebati yağlar ve parafinlerin rafinasyonunda,
  4. Atık su arıtma sistemlerinde,
  5. Karbonsuz kopya kağıtları ve sigara filtrelerinde,
  6. Gastrointestinal sistemle ilgili ilaçlarda toksin ve bakteri emici formülasyonlarda,
  7. Deterjan ve temizlik maddelerinde.

Detaylı Bilgi İçin:https://sepiyolit.net/

by ozkancol ozkancol Yorum yapılmamış

MAGNEZYUM OKSITIN, BÜYÜK BAŞ HAYVANLARDA ETKILERI

  1. Vücuttaki enzim sistemlerinin yapısını (kofaktör kısmını) oluşturan en önemli maddesidir, enzimlerin aktivasyonunda önemli rol oynar, kemik yapısı teşekkülü ve kas kontraksiyonlarında temel görevleri vardır. DNA nın iskeletini oluşturur*.
  2.  Çayır tetanisi, Mg noksanlığında, ilkbaharda meralarda beslenen sığırlarda ortaya çıkar. Rasyona Mg ilavesiyle önlenir*.
  3. Magnezyumun hayvanlar üzerinde rahatlatıcı ( Relaxing ) etkisi vardır. Magnezyum eksikliği, aşırı duyarlılık,     sinirlilik, yerinde durmama, kas seyirmeleri, diş gıcırdatma ve salya akıntısı ile belirginleşir*.
  4. Süt ve döl veriminde % 20 ‘ye varan artış,
  5. Mide ve bağırsağın düzgün çalışması,
  6. Kemik ve dişlerin yapısının güçlenmesi,
  7. Tırnak kırılmalarının önlenmesi,
  8. Et renginin aşırı kırmızılıktan normal pembeliğe dönüşmesi,
  9. Parazit hastalıklarına karşı savunmayı arttırması,
  10. Büyük baş hayvanın et veriminde artış,
  11. Kilo kaybını önleme gibi daha bir çok olumlu etkisi vardır.
  12. Hastalıklara karşı direnci arttırır**.
  13. Bağışıklık sistemini güçlendirir**.
  14. Kan dokusunun kendini yenilemesini sağlar**.
  15. Dolaşım sistemini güçlendirir

Detaylı Bilgi İçin:www.magnezyumoksit.com

by ozkancol ozkancol Yorum yapılmamış

Katı Yağlayıcı Grafit Tozu

Grafit, gayet yumuşak, dokunumu yağsı ve ince levhalar halinde bükülme özelliğine sahip, bir karbon mineralidir. Sertliği 1, yoğunluğu 2’dir. Rengi siyah ve gri, çizgi rengi kül renginde ve yağlıcadır. Doğada; kristal, pul ve “amorf” diye tanımlanan şekilleri mevcut olup, en iyi formu kristal grafittir ve tenörü en yüksek olanıdır.
Doğada daha ziyade metamorfik zonlarda şistler ve mermerlerle birlikte ve magmatik kayaçların yakınlarında bulunmakta ve daha ziyade rejiyonal metamorfizma alanlarında daha geniş  rezervlere ve yüksek tenörlere sahip olabilmektedirler. Grafitin doğadaki yatak şekilleri; fillon, damar, adese, bazen de dissemine şekildedir. Sadece Rusya’da cevherleşme, dayk şeklinde magmatik olarak teşekkül etmiştir.

Grafit, karbonun üç ana allotropik şekillerinden biri olup, yatay tabakalar şeklinde oluşmuştur ve kullanım alanı hayli fazlacadır. Ülkemizde tenörü düşük bir kaç grafit yatağı mevcut olup, her geçen gün bu yataklara değişik özelliklerde, farklı yatakların da eklendiği izlenmektedir. Son yıllarda bazı demir çelik üretimi yapan fabrikalarımızın da  önemli ihtiyaçlarından biri olan grafit elektrotlarının ithal edilmesi durumu, grafitin önemini daha da arttırmıştır. Bu potaların yerli hammaddeye dayandırılarak, üretimlerinin Türkiye’de de yapılabilmesi, gerek döviz kaybımızı önleme, gerekse demir ve çeliğin üretiminin zamana göre çok önemli olabileceği özelliğinden dolayı, bu üretim organlarını dışa bağımlı kalmaktan kurtarmamız açısından  önemlidir.

Grafit, dünyada, teknolojinin gelişmesiyle birlikte, hızla kullanılan ve günümüz teknolojisinin vazgeçilemeyen bir  endüstri hammaddesi olmuştur. II. Dünya savaşından önce 200-250 bin ton olan dünya üretiminin son senelerde 800 bin tona ulaşması, ülkemizin grafit ihtiyacının gittikçe bariz bir şekilde artması ve örneğin A.B.D.’de 1979 yılında 60 bin ton civarında olan grafit ihtiyacının 2100 yılında 100 binlerce ton  civarına ulaşacağının beklenmesi de grafit ihtiyacının teknoloji gelişimiyle paralel olduğunu ortaya koymaktadır.
Ülkemizdeki grafit ihtiyacının karşılanabilmesi ve ilave potansiyelin ortaya  çıkarılabilmesi için mevcut potansiyelin vakit geçirilmeksizin uygun bir teknoloji geliştirilmek suretiyle işletilmeye açılması  zorunludur.

Üretim yapılan cevherlerin grafitleşme durumları daha ziyade X ışınları, reflektans ölçen fotomultiplierli mikroskoplar ve H/C oranlarının tesbitiyle saptanabilmekte, tenörleri de, bunlardan olumlu rapor alınması durumunda, “sabit karbon” yüzdelerinin tesbit edilmesi ile ortaya konabilmektedir. Numunenin grafit olup olmadığını saptamadan, sabit karbon yüzdesinin tesbiti ve böylece yorumlara gitmek hatalıdır. Bu gün işletilmekte olan gerçek grafitin yüzde reflektans değerleri % 6,5 ‘tan büyük olup, H/C oranları da 0,15 ‘ten küçüktür ve bu özellikte olan grafit yataklarının sabit karbon oranları da % 1,5  ile % 30 arasında değişmektedir. Tabii ki bunlardan daha yüksek tenöre sahip yataklar da mevcuttur.

Özellikleri nedeni ile, grafitin kullanım alanları çok geniştir. Yumuşaklığı nedeniyle, kurşun kalem yapımı ve hareketli metal aksamlarının yağlanması işlemlerinde, ateşe ve asitlere karşı dayanıklığı nedeniyle de döküm ve refrakter sanayiinde, pota ve laboratuvar malzemeleri imalinde kullanılır. Siyah renkli ateşe dayanıklı boyalar da  genellikle grafitten yapılır. İyi elektrik iletkenliği dolayısı ile elektrod, motor fırçaları, pil çubukları ve elektronik aletlerin imalinde kullanılmaktadır. Grafit ayrıca lastik, araba balataları, kibrit ve motor yağlarında katkı malzemesi olarak ta kullanılmaktadır.

Türkiye’de grafiti ham olarak tüketen sanayi dalları kurşun kalem ve döküm  sanayiidir. Boya yapımcıları ve demir çelik fabrikaları ithal grafit ve ürünlerini kullanmaktadırlar. Döküm sanayiinde kullanılan grafitte % 60 – 70 oranında sabit karbon istenilmektedir. Kurşun kalem sanayiinde ise bu oran % 95 in üzerindedir.
Grafit, sentetik olarak ta yapılabilmektedir. Petrol kok’u veya antrasit agglomeraları elektrik fırınlarında 4000 °C de ısıtılarak yapay grafit elde edilir. Kalsine petrol kokunun karbon içeriğinin çok yüksek olması yüzünden döküm fabrikalarında kullanımı çok sık olmakta bu da ucuz olduğu için yerli grafit üretimini etkilemektedir.
Bazen grafit yerine, öğütülmüş kok da, döküm yüzeyleri için kullanılmaktadır. Molibden disülfidler de katı yağlayıcı vazifesi görebilmekte ama oksitleyici şartlara daha fazla duyarlılık göstermektedir.

Dünyada, grafit, kristal damar tipi, levhamsı veya “amorf” (taş içerisinde mikro kristalcikler halinde, dissemine durumda bulunmakta olan grafit) şekilde teşekkül etmekte ve bunlar genellikle yeraltı madenciliği, yalnız levhamsı grafitler bazen açık işletme metodları ile üretilmektedir. Grafit, ham cevher içerisinde % 20 – 30 oranına kadar çıkabilmektedir. % 5’ten aşağı grafit içeren yatakların işletilmesi genellikle ekonomik değildir.

İşletme yöntemi, genellikle cevherin bulunduğu yere ve grafit türüne göre değişmektedir. Grafit cevherinin zenginleştirilmesi ise, yatakların çok büyük değişiklikler göstermesi nedeni ile farklı metotlarla yapılır. El ile temizlemeden, boyutlandırmaya, ağır sıvı ayırımında yüzdürmeye ve hatta çok fazla saflığının gerektiği durumlarda, kimyasal saflaştırmaya kadar değişen çeşitli zenginleştirme yöntemleri uygulanabilmektedir. Ufalama yolu ile zenginleştirmede en büyük sorun, özellikle pulsu grafitin bu ufalanma sırasında boyutlarının küçülmesidir. Küçük boyutlu grafitin de fiyatı düşüktür. Amorf grafitte en büyük sorun kilden ayrılma veya grafit, kuvars ile beraber ise, öğütülme maliyetlerinin yüksek oluşudur.

Bazı grafitlere, bazen kömür, bazende “Karni kömürü (yüksek oranda karbon içeren kok fırını ürünü)” veya kok kömürü katılarak piyasaya değişik özelliklerde, ama % C oranları nisbeten daha yüksek ürünler sunulmaktadır. Tabii ki bu ürünlerin aranan gerçek, doğal grafitle ilişkisi yoktur. Dünya’da  grafit, kristal damar tipi veya amorf teşekkül olsun, genellikle yeraltı madenciliği ile üretilmektedir. Yaprak veya levhamsı şeklindekilerde ise bazen yüzeysel metotlar uygulanır.

Doğal grafit, tek başına veya diğer bazı malzemelerle, belirli oranlarda karıştırılıp, şekillendirmek suretiyle, çok geniş bir alanda kullanılmaktadır. Grafitin kullanılmasında “sabit karbon” veya “kül içeriği yüzdesi”, grafit‘in saflığını belirleyen ve buna bağlı olarak kullanım alanlarının saptanmasına yardımcı olan parametrelerdir. En saf grafitin daha ziyade elektrik bataryalarında, kuru pillerde, çelik sanayii ve elektrometalurji sanayiinde, elektrik cihazlarındaki elektrodlarda, kalem yapımında ve atomik grafit olarak reaktörlerde kullanılmasına karşın, daha az saflıkta olan grafitler  dökümcülükte (demir-çelik), boyacılıkta, refrakter kaplamalarda ve fırınlarda refrakter macunları yapımında, grafitli gres yağlarında   ve daha bir çok alanda kullanılabilmektedir.

Genellikle grafitin kullanım alanına göre, şekli belirtilmez. Ancak pota gibi şekillendirilmiş refrakterlerin yapımında, daha üstün özellikleri nedeni ile, pul şeklindeki grafit türü;  diğer tüketim alanlarında ise, ekonomik nedenlerinden ötürü, amorf yani küçük kristaller halinde, oluştuğu kayaç içerisinde dissemine halde bulunan grafit tercih edilmektedir.
Bugün, bir çok alanda doğal grafit, yapay grafitle yer değiştirebilmektedir. Bunun en önemli nedeni, yüksek sıcaklığa dayanıklılığı ve doğal grafite göre, 2.500  °C  sıcaklıkta daha az sünme  özelliğine sahip oluşudur.

Yapay grafit en çok elektrod yapımında kullanılmakta, elektrodlar ise elektrik ve ergitme yapılan, hurda demiri de kullanabilen bazı demir çelik fabrikalarında kullanılmaktadır. Elektrod artıklarından ise çeliğe karbon verici olarak faydalanılmaktadır. Bu nedenle, elektrodlarda  fiziksel özellikler yanında kimyasal olarak da, belli sınırların üzerinde empürite istenmemektedir. Yapay grafit üretimi sırasında empürite kontrolü kolaydır. Bu nedenle yüksek derecede saf yapay grafit, demirin, karbon oranını arttırmak gayesiyle de üretilmektedir.

Doğal grafit tek başına veya diğer bazı malzemelerle karıştırılıp, şekillendirilerek, sayılamayacak kadar çok geniş alanlarda kullanılmaktadır. Yağlayıcı olarak, elektrik sanayiinde, dökümcülükte, boyacılıkta, elektronik malzeme yapımında, izole tesislerinde, motorlarda, kurşun kalem yapımında ve daha birçok alanda grafitten yararlanır. En önemli kullanım alanı ise, çelik sanayii ve elektrometalurji sanayi’dir.
Grafitin kullanım alanına göre, genellikle şekli belirtilmez. Ancak, pota gibi şekillendirilmiş refrakterlerin yapımında, daha üstün özellikleri  nedeniyle, pul şeklindeki grafit türü, diğer metalurji uygulamalarında ise  daha ucuz olmasından dolayı, amorf grafit tercih edilmektedir.
Makine Parçalarında Yağlayıcı Olarak
Kayganlığı, yumuşaklığı ve makine parçaları üzerinde uzun müddet yapışabilmesi özelliği  nedeni ile, makine yataklarında yağlama maddesi olarak kullanılabilir. Bu alan için kullanılabilecek grafitin çok saf olması (en az % 95 grafitleşmiş karbon) ve kuvars gibi sert mineralleri içermemesi gerekir. Bu alan için en uygun grafit türü, şüphesiz pul şeklinde olanıdır. Grafit 0,1 – 1 mikron boyutuna öğütüldükten sonra, yağ, su, alkol veya bunlara benzer taşıyıcı bir sıvı içerisinde kolloid hale getirildikten sonra, makine parçasının istenen yerine iletilir. Taşıyıcı sıvının türüne bağlı olarak, grafit burada kuru veya yaş bir tabaka oluşturur. Kuru tip, fırın zincir ve arabalarında, motor silindirlerinde, deniz araçlarında ve kimyasal tesislerde; yaş tabaka türü ise, yüksek basınç altında, bilyeli yataklarda kullanılır.

www.kimyadeposu.com

by ozkancol ozkancol Yorum yapılmamış

Çayır Tetanisi Hastalığı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Ankara Üniversitesi kaynaklarına göre, çayır tetanisi hipomagnezemi adıyla da anılıyor. Magnezyum eksikliğinin dışavurumu olan çayır tetanisini yakından tanımak için önce magnezyumu ve vücuttaki işlevlerini bilmeliyiz.

Hücre içinde pozitif yüklü bir mineral olan magnezyum, metabolik enzimatik reaksiyonlarda hayati önem taşıyor. Özellikle kalsiyumla beraber, sinir iletiminde önemli rol oynuyor. Ayrıca kemik oluşumu için de magnezyuma gereksinim meydana geliyor. Magnezyumun tüm fonksiyonları şöyle sıralanıyor:

  • Tüm fosfat reaksiyonlarında ve protein sentezinde magnezyum kullanılıyor.
  • Kas ve sinir sistemine magnezyum  sayesinde işleyiş gerçekleşiyor.
  • Süt veriminde ve yağ düzeyinin düzeltilmesinde magnezyum işlevsel oluyor.
  • Normal rumen fermantasyonunda görev alıyor.
  • İskelet gelişiminde, süt üretiminde, üreme sağlığında magnezyumun öneminden bahsedilebiliyor.
  • Magnezyum döl tutmada önemli rol alıyor.

Magnezyum, rutin beden işleyişinde bedenden idrar, süt ve dışkı yoluyla atılıyor. Günde ortalama 30 litre süt verimi olan bir inek, sadece sütle bedeninden 3.6 gram süt kaybediyor. Bu nedenle veterinerler, rasyonda düzenli olarak magnezyum desteği olması gerektiği konusunda birleşiyor.

Çayır Tetanisi Nedir?

Nöromusküler belirtilerle karakterize edilen bir hastalık olan çayır tetanisinin asıl nedeni, vücut sıvılarında magnezyum seviyenin düşmesi olarak tarif ediliyor. Bu soruna genellikle Ca seviyesinin düşmesi de ekleniyor. Magnezyum nöromüsküler iletide, iletiyi yavaşlatıyor. Eksikliği durumunda ise kaslar tetanik kontraksiyon durumuna geçiyor. Gözle görülür belirtilerin dışında testlerde belirlenen değer değişikliğkleri de gözlemleniyor. Hipomagnezemik durumda, kan serumunda magnezyum düzeyi 1 mg/dl’den daha düşük oluyor.

Çayır Tetanisi Nedenleri Nelerdir?

Ankara Üniversitesi Açık Ders kaynaklarına göre çayır tetanisi, en çok 4-7 yaş arasındaki yaşlı ineklerin erken laktasyonunda görülüyor. Laktasyondaki inekler, bahar aylarında ahırdan yeşil meralara çıktığında hastalık da baş gösteriyor. Kötü beslenen sığırlarda hastalık oranı %12’ye kadar çıkarken ölüm oranı yer yer %100’e kadar yükselebiliyor. Genellikle %30 ile %100 arasında ölüm gerçekleşiyor.

www.magnezyumoksit.com

by ozkancol ozkancol Yorum yapılmamış

Sepiyolit’in Ruminantlarda Kullanımı

2018 yılında yapılan bir çalışmada 21 baş sütten kesilmiş 3.0-3.5 aylık yaşta Merinos ırkı melezi kuzularda sepiyolit ilavesinin performans üzerine etkilerini belirlemek amacıyla yaptıkları 22 gün alıştırma, 68 gün deneme olmak üzere toplam 90 günlük çalışmada her biri 7 kuzudan oluşan bir kontrol grubu ve iki deneme grubu düzenlemişlerdir. Bireysel olarak barındırılan kuzulara pelet yonca otu ve konsantre yem verilmiştir. Kuzular deneme   süresince   ad   libitum   beslenmişlerdir.   Denemede %16.50 ham protein ve 2550 kcal/kg metabolize olabilir enerji içeren kuzu besi yemi kullanılmıştır. Konsantre yem ile yonca otu ayrı ayrı sabah saat 8:30, akşam saat 17:00’de olmak üzere iki öğün halinde verilmiştir. Birinci ve ikinci deneme grubu konsantre yemlerine top dressed olarak %1 ve %2 sepiyolit ilave edilmiştir. Kontrol grubu konsantre yemine sepiyolit ilave edilmemiştir. Çalışmalarında Türkiye’de Eskişehir- Sivrihisar’dan çıkarılan sepiyolit kullanılmıştır. Kullanılan sepiyolit katkısı, %65 sepiyolit, %9 paligorskit, %18 dolomit, %8 kalsit, ağır metal olarak, 2.6 mg/kg As, <1 mg/kg Cd, 1.16 mg/kg Pb, 0.02 mg/kg Hg içermektedir. Nem içeriği %8.23 olan sepiyolitin bileşiminde %41.8 SiO2,

%1.1 Al2O3, %21.22 MgO, %13.50 CaO, %0.50 Fe2O3, %0.30 Na2O, %0.34 K2O ve %0.01 Mn2O3 bulunmaktadır. Deneme süresince gruplarda elde edilen canlı ağırlık, yem tüketimi ve yem dönüşüm oranları Tablo 13’de verilmektedir. Gruplar arasında toplam canlı ağırlık yönünden istatistik açıdan bir fark bulunmamıştır. Bununla birlikte, %2 sepiyolit ilavesi yapılan ikinci grup kuzularda canlı ağırlık kazancı %4.22 artmıştır  Kontrol grubu deneme sonu canlı ağırlık 46.10 kg iken

%2 sepiyolit ilaveli grupta 47.49 kg olarak bulunmuştur. Araştırmada, karma yemlere ilave edilen sepiyolitin dozu ile toplam yem kuru madde tüketimi arasında pozitif lineer bir ilişki (P<0.001) bulunmaktadır. Deneme süresince (68 gün) günlük toplam yem kuru madde tüketimi kontrol grubunda 1552.57 g iken, yemlere topdressed olarak %1 ve %2 sepiyolit katıldığında sırasıyla 1561.44 ve 1572.03 g bulunmuştur. Sepiyolit ilavesi yem tüketimini artırmıştır. Deneme sonunda bir kg canlı ağırlık kazancı için tüketilen toplam yem kuru madde tüketimi bakımından gruplar arasında farklılık gözlenmemiştir. Bununla birlikte, %2 sepiyolit ilavesi yem dönüşüm oranında %4.56 iyileşme sağlamıştır.

Detaylı Bigi için: www.sepiyolit.net

by ozkancol ozkancol Yorum yapılmamış

Grafit Nedir? Grafit Minerali Ne Yapımında Kullanılır?

Grafit Minerali, işlenerek kullanılan ve doğada kendiliğinden oluşan minerallerden sadece bir tanesidir. Bu madde genellikle teknik alanlarda kendine kullanım yeri bulur ve bu alana hizmet eder. Eğer makine ile uğraşıyorsanız hayatınızda mutlaka grafit ile karşılaşırsınız.

Grafit Nedir?

Grafit, katı madde kategorisi içerisinde yer alan siyah renkli bir maddedir. Ancak yine de yapısında bulunan karbon sayesinde taş kadar sert değildir. Kristalimsi bir yapısı vardır. Bu yüzden elmas gibi bir yüzeye sahiptir. Grafitin oluşumu ise karbonun allotroplarının halkalar oluşturması ile tamamlanır. Karbon atomları üst üste ve yatay olarak dizilirler. Bu levhalar bir süre sonra birbirine bağlanırlar. Böylelikle grafit oluşur. Grafit oldukça koyu renkli aynı zamanda da oldukça parlak bir maddedir.

Grafit Minerali Ne Yapımında Kullanılır?

Grafit maddesi, siyah olması nedeniyle kağıt üzerinde silinebilir izler bırakır. Bu yüzden de kurşun kalemi yapımında kullanılan ana maddedir. Bu maddenin bir başka özelliği de yağlı ve kaygan bir yapıya sahip olmasıdır. Bu yüzden grafit işlenerek yağ haline getirilir. Bu yağ ise makine parçalarının sürtünmeden dolayı birbirini aşındırmaması için kullanılır. Sanayi sektöründe grafit sıkça kullanılan bir mineraldir. Ayrıca yüksek ısıya dayanma özelliği vardır. İyi bir iletkendir.

İletkenlik özelliği ile de makine içerisinde parça olarak da kullanılır. Son zamanlarda ise uzayla ilgili araştırmalarda da yer alır. Uzaya gönderilen kapsüllerin ısı katmanını oluşturur.

https://kimyadeposu.com/?s=pars+grafit&post_type=product&dgwt_wcas=1

by ozkancol ozkancol Yorum yapılmamış

HAYVAN YEMİNDE MAGNEZYUM OKSİT KULLANIMI

Magnezyum oksitin, büyük baş hayvanlarda belli başlı etkileri aşağıdaki gibidir;

 1 – Vücuttaki enzim sistemlerinin yapısını (kofaktör kısmını) oluşturan en önemli maddesidir, enzimlerin aktivasyonunda önemli rol oynar, kemik yapısı teşekkülü ve kas kontraksiyonlarında temel görevleri vardır. DNA nın iskeletini oluşturur*.

 2 – Çayır tetanisi, Mg noksanlığında, ilkbaharda meralarda beslenen sığırlarda ortaya çıkar. Rasyona Mg ilavesiyle önlenir*.

 3 –   Magnezyumun hayvanlar üzerinde rahatlatıcı ( Relaxing ) etkisi vardır. Magnezyum eksikliği, aşırı duyarlılık,     sinirlilik, yerinde durmama, kas seyirmeleri, diş gıcırdatma ve salya akıntısı ile belirginleşir*.

 4 –  Süt ve döl veriminde % 20 ‘ye varan artış,

 5 –  Mide ve bağırsağın düzgün çalışması,

 6 –  Kemik ve dişlerin yapısının güçlenmesi,

 7 –  Tırnak kırılmalarının önlenmesi,

 8 –  Et renginin aşırı kırmızılıktan normal pembeliğe dönüşmesi,

 9 –  Parazit hastalıklarına karşı savunmayı arttırması,

10 – Büyük baş hayvanın et veriminde artış,

11 – Kilo kaybını önleme gibi daha bir çok olumlu etkisi vardır.

12 – Hastalıklara karşı direnci arttırır**.

13 – Bağışıklık sistemini güçlendirir**.

14 – Kan dokusunun kendini yenilemesini sağlar**.

15 – Dolaşım sistemini güçlendirir**.

 Detaylı Bilgi İçin:https://magnezyumoksit.com/

by ozkancol ozkancol Yorum yapılmamış

Sepiyolitin Yem Katkı Maddesi Olarak Kullanımı

Sepiyolitin tüm hayvan türlerinde güvenli bir şekilde %2’ye kadar bağlayıcı, kekleşmeyi önleyici ve koagülan olarak kullanılabileceği E562 ve E563 ile onaylanmıştır. Sepiyolit diğer killer gibi absorbe edilmeyip inert bir maddedir.

Wistar ratlarla (15 erkek  ve 15 dişi) yapılan subkronik bir besleme çalışmasında, 12 hafta süreyle %1 lignosülfonat veya %1.5 sepiyolit kapsayan karma yemler kullanılmıştır. Denemede muamelesiz kontrol grubu düzenlenmemiştir. Deneme süresince ölüm gözlenmemiştir. Yem tüketimi, büyüme performansı ve organ ağırlıkları denemeden etkilenmemiştir. Gruplar arasında karaciğer, böbrek, mide ve bağırsaklarda histopatolojik farklılıklar görülmemiştir (EFSA, 2013).

Kanatlılarda Kullanımı

    • Broylerlerde Performans Üzerine Etkisi

 Sepiyolit sindirim içeriğinin sindirim kanalında kalış süresini uzattığından endojen sindirim enzimlerinin yağ, protein, karbonhidratlar gibi sindirim içeriği unsurlarına etkisini, sindirimi ve dolayısıyla yemin besleyici değerini artırmaktadır (Ouhida ve ark., 2000; Tortuero ve ark., 1992). Safaei Katouli ve ark. (2012) broyler karma yemlerinde silikat mineralleri bulunmasının yem tüketimi ve yem dönüşüm oranını olumsuz etkilemeden canlı ağırlık kazancında artış sağlamasını, silikat minerallerin bazı besin maddelerinin sindirilebilirliğini artırmasına ve sindirim kanalında geçiş süresini azaltarak besin maddelerinin sindirilme süresini uzatmasına bağlamaktadırlar.

Yapılan bazı broyler çalışmalarında karma yemlere sepiyolit ilavesinin performans üzerine etkisi Tablo 11’de özetlenmiştir. Eser ve ark. (2012) toplam 204 adet günlük Ross 308 dişi broyler civciv ile yaptıkları altı haftalık 3 grupluk bir çalışmada, sepiyolit kontrol grubu, birinci ve ikinci deneme grupları karma yemlerinde sırasıyla %0, 0.5 ve 1 düzeylerinde kullanılmıştır. Sepiyolit ilavesi canlı ağırlık (P<0.01) ve toplam canlı ağırlık kazancını (P<0.05) artırmıştır. Yem tüketimi ve yemden yararlanma oranı bakımından gruplar arasında bir farklılık bulunmamıştır.

Detaylı Bilgi İçin:https://sepiyolit.net/

by ozkancol ozkancol Yorum yapılmamış

SEPİYOLİTİN HAYVANSAL ÜRETİMDE KULLANIMI

Sepiyolitin, sorptif özelliği, serbest akışkanlığı, topaklaşmayı önleyici özelliği, toksik olmayan özellikleri ve kimyasal tepkisizliği temel alınarak hayvan beslemede kullanımı üzerine araştırmalar devam etmektedir.

 

Sepiyolitin tüm hayvan türlerinde güvenli bir şekilde %2’ye kadar kullanılabileceği E562 ve E563 ile onaylanmıştır. Sepiyolit diğer killer gibi absorbe edilemezler, inert maddelerdir. Sepiyolitin CAS (Chemical Abstract Service) numarası 63800-37-3 olarak bildirilmektedir.

 

Sepiyolit %1.5 düzeyinde ratlara 12 hafta süreyle verildiğinde toksik etkisinin olmadığı bildirilmiştir. Kısa lifli (<5µm) sepiyolit ile yapılan bir çalışmada karsinojenik durum gözlenmemiştir. Sepiyolit doğal olarak oluşan kil minerallerden olduğundan doğada yaygın olarak bulunmaktadır. Bu nedenle hayvan beslemede katkı maddesi olarak kullanıldığında çevreyi olumsuz etkilemeyeceği düşünülmektedir (EFSA, 2013).

 

 

Bir yem katkı maddesi olarak sepiyolit hayvan besleme alanında teknolojik ve besin madde değerlendirilmesini artırmak amacıyla kullanıldığı gibi çevreyi ve hayvan refahını olumlu yönde etkileyen katkı maddesi olarak da kullanılabilmektedir (Galan, 1996, Onorato ve Escribano, 2013). Sepiyolitin hayvan beslemede kullanım nedenleri Tablo 7’de verilmektedir (Slamova ve ark., 2011). Yemde kullanılan sepiyolit ürünleri için standartlar ise Loughbrough (1993)’ün bildirdiği şekilde Tablo 8’de gösterilmektedir.

 

Tablo 7 . Sepiyolitin hayvan beslemede kullanım nedenleri

(Slamova ve ark., 2011).

 

A. Sindirim sistemi üzerine etkileri
Hayvan sağlığına katkıda bulunan absorpsiyon/adsorpsiyon özelliklerine

sahiptir.

Zararlı bileşikleri bağlayarak onların vücuttan atılmalarını sağlarlar.
Yemlerde bulunan antinutrisyonel bileşiklerin detoksifikasyonunda ve

sindirim bozukluklarının düzelmesinde önemli rol oynar.

B. Bağışıklık sistemi üzerine etkileri
Antimikrobiyel etkileri gözlenmiştir.
Diare enfeksiyonlarını önlemek için yaygın olarak kullanılır.
C. Yem üretimi üzerine etkileri
Mikotoksinler ve ağır metaller için adsorbant olarak kullanılır.
Pelet yem üretiminde bağlayıcı olarak kullanılır.
Toksik değildir.

 

 

Tablo 8. Hayvan yeminde kullanılacak sepiyolitin standartları (Loughbrough, 1993)

  Bağlayıcı Kekleşme önleyici

ve taşıyıcı

Tane boyutu (mesh ASTM) <100 50-120
Topak yoğunluğu, g/l 545±40 615±30
Rutubet içeriği, % 8±2 8±2
Westinghouse yağ absorpsiyonu, % 92±7
Keten tohumu yağı absorpsiyonu, % 93±5
Su tutma (%) 150 147
Moh’s sertliği 2.0-2.5 2.0-2.5
Katyon değişim kapasitesi, meq/100 g 15±5 15

 

Sepiyolitin hayvan yem katkı maddesi ve hayvan altlığı olarak kullanımına dair TS 13528 nolu Türk Standardı bulunmaktadır (TSE, 2012). Bu standard, işlendikten sonra hayvan yemlerine katılan veya altlık olarak kullanılan nihai ürün halindeki sepiyoliti kapsamaktadır. TS 13528 nolu standardda sepiyolit, sepiyolit madeninin yem katkı maddesi üretmek veya hayvan altlığı olarak kullanılmak üzere kırma, eleme, öğütme, kurutma, soğutma ve kalsinasyon işlemlerinden geçirilmesi ile elde edilen nihai ürün olarak tarif edilmiştir. Yem katkı amaçlı sepiyolit kanatlılar için (Tip 1) ve büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar için

 

 

(Tip 2) olmak üzere iki tipe ayrılır. Altlık olarak kullanılacak sepiyolit, her iki tipten ayrı ayrı veya her iki tipin karışımından oluşabilir. Yem katkı maddesi ve altlık olarak kullanılacak sepiyolitin özellikleri Tablo 9’da verilmektedir. Sepiyolitin tiplere göre özellikleri ise Tablo 10’da gösterilmektedir (TSE, 2012).

 

Tablo 9. TS 13528 nolu Standarda göre hayvan yem katkı maddesi ve hayvan altlığı olarak kullanılacak sepiyolitin fiziksel özellikleri (TSE, 2012)

Renk ve görünüş Açık krem renginde, granül halinde ve

akışkan olmalıdır

Koku Kokusuz olmalıdır
Yabancı madde Bulunmamalıdır
Rutubet (%, m/m), en çok 8
pH 7-8
Yoğunluğu (g/l) 590-710
Mohs sertlik (en çok) <2.5
Su absorbesi (%) 150-250
Sepiyolit oranı, en az (%) 60
Radyoaktivite  
-Alfa yayıcılar (L’de) 40.5 pikocurie (1.5 Bq/L)
-Beta yayıcılar (L’de) 54 pikocurie (2.0 Bq/L)

 

 

Tablo 10. Sepiyolitin tiplere göre özellikleri (TSE, 2012)

 

Sınıf Özellik  
Tip 1 2 mm’lik ek-lekten geçen kısım (%, m/m) >95
Tip 2 7 mm’lik elekten geçen ancak 2 mm’lik elekten

geçmeyen, (%, m/m)

>95

 

Sepiyolit ilavesi, düşük sindirilebilirlikli rasyonlar ile beslemede ve yüksek yoğunluk ile kötü hijyen koşullarında barındırmada altlık kalitesi, göğüs lezyonları ve ayak tabanı dermatitleri bakımından yararlı etkilere sahiptir (Van Der, 2008; Yalçın ve ark., 2017b).

Sepiyolit, karma yem üretim ve taşınması süresince tozumayı azaltması, kekleşmeyi önlemesi, pelet yem üretiminde enerji maliyetini azaltması, pelet yem dayanıklılığını artırması ve prezervatif olması gibi özellikleri nedeniyle iyi bir teknolojik katkı maddesidir. Katyon değişim kapasitesi düşük olduğundan vitamin ve mineral premiksleri gibi katkı maddeleri için ideal bir taşıyıcıdır. Yem unsurlarının birbirlerinden ayrılmasını önlediğinden uygun homojenizasyon sağlamaktadır. Kimyasal olarak inert bir madde olduğundan yüksek kimyasal stabiliteye sahiptir (Onorato ve Escribano, 2013). Nemi absorbe etme kapasitesinden dolayı mantar gelişimini önlemektedir (Bocuzzi ve Escribano, 2011). Sepiyolitin yemlerde yem katkı maddesi olarak kullanıldığında besin madde sindirilebilirliğini ve enerji değerlendirilmesini artırdığı kaydedilmiştir (Ouhida ve ark., 2000). Sepiyolit sıvı ve gazları absorbe ederek, dışkıdaki amonyağı azaltarak altlık kalitesini iyileştirmekte, kümes ve ahırdaki kokuyu azaltmaktadır (Onorato ve Escribano, 2013).

Detaylı Bilgi İçin:https://sepiyolit.net/

by ozkancol ozkancol Yorum yapılmamış

Parox Oto Cam Çizik Giderici ile Pırıl Pırıl Camlar

Parox Oto cam çizik giderici toz halinde bir malzemedir. Kullanılabilir hale getirmek için sulandırmanız gerekiR. Bunun için küçük bir şişeye yaklaşık 50 gr. Parox dökün ve azar azar su ekleyip çözünen kadar iyice çalkalayın. Kıvamının ne çok kuru, ne de çok sıvı olması gerekir Camınızın durumuna göre 50-100 gr. Parox yeterli olacaktır.

Parox’un cama uygulanması, boya üzerinde yaptığımız polisaj uygulamaları ile büyük benzerlikler gösterir. İkisi arasındaki temel fark, malzemelerin sertlik farkıdır. Boyalı yüzey cama oranla çok yumuşak. Cam çok sert bir malzeme olduğu için boyaya oranla daha yüksek devir/baskı/süre gerekir sonuç alabilmek için…

Parox  uygulamasına geçmeden önce, uygulama yapacağınız camı çok iyi yıkanması gerekir, cam üzerinde ne kadar boya, reçine, pislik vb. varsa temizlenmeli. Bu sayede camınızın durumunu daha net bir şekilde görebileceksiniz.

Kontrol sonucunda birkaç farklı durum karşınıza çıkabilir:
1. Camınız ayna gibi parlıyor, herhangi bir çizik, aşınma, matlık vb. görmüyorsanız;
Uygulama ihtiyacınız yok, seryumu bir köşeye kaldırın, arabanıza binip gezin:)

2. Zamanla oluşan kılcal dairesel çizikleriniz var, çok derin değilller, silecek sürtünmesinden dolayı hafif izler oluşmuş, camda matlık var;
Hiç dert etmeyin, biraz sonra parox hepsini ortadan kaldırcak

3. Herhangi bir cisim sürtünmesinden oluşmuş derin çizikler var, çok derinler, tırnak takılıyor, uzaktan bakılsa bile göze batıyor;
Hımm, biraz yorulacaksanız ama çizigin durumuna göre büyük kısmı kaybolacak, en azından göze batmayacak hale gelecek, yerini bilmeyen birisi bulamayacak.

4. Taş vb. vuruklarından kaynaklanan çukurlar, oyuklar var;
İşte bu kötü, çok hafif çukurlar gidecek ama, biraz derinlerse maalesef yerinde kalacaklar, sadece biraz küçülecekler uygulama sonrası.

Detaylı Bilgi İçin:www.parox.com.tr